Rusya’nın Savaştan Çekilmesi: Brest-Litowsk Antlaşması (3 Mart 1918)

Rusya I. Dünya Savaşı’ndan hangi antlaşma ile çekilmiştir? Çarlık Rusya’sının I. Dünya Savaşı’ndan çekilmesi Brest-Litowsk Antlaşması ile olmuştur. Peki süreç nasıl işlemiştir?

Çarlık Rusya’sında modern endüstri kuruluşlarının giderek yaygınlaşması ve 1861 yılında serflik kurumunun hukuken ortadan kalkması neticesinde ortaya bir işçi sınıfı çıkmış ve Avrupa’da baş gösteren liberal akımların burada da görülmesine neden olmuştur. Bu ortam, 1898 yılında kurulan Sosyal Demokrat İşçi Partisi liderliğinde örgütlenen muhalif hareketler Japon Savaşı’nın kaybedilmesi, ekonomik belirsizlik ve çöküşle beraber 1905 yılında Petersburg’da bir ayaklanmaya dönüştü.

Ayaklanma kanlı bir biçimde bastırıldı ancak ayaklanmanın ardından Çar II. Nikola bazı özgürlükler tanımayı ve Rus halk meclisi, Duma’yı açmayı kabul etti.

Çarlık Rusya’sı, I. Dünya Savaşı’nın başladığı 1914 yılında tam bir belirsizlik ve kaos içindeydi. Dünya Savaşı’nın ekonomik etkileri kaos içinde olan Rusların ekonomilerine de ağır bir darbe indirmişti. Nitekim 1917 senesine gelindiğinde Ruslar mali açıdan iflas bayrağını çekmişti. Vergi sisteminde düzensizlikler ve mali tablo, savaş masraflarının sadece altın rezervleri ve dış borçlarla sağlanmasına neden olmuştu.

Söz konusu bu olumsuz gelişmelere demokratik yollarla karşı çıkamayan Ruslar, 1917 yılından itibaren Çarlık rejimine karşı şiddetli bir ayaklanma başlattılar. 3 yıl boyunca aç, silahsız ve her şeyden önce neden bu savaşın içinde olduğunu bilmeyen Rus askerleri, ekmek ve toprak sloganı ile yola çıkan direnişçilerin üzerine yürümedi. Ordunun direnişçilere göz yumması ve karşı gelmemesi, Rus devriminin ilk aşamasını gerçekleştirdi ve 1917 Martında Çarlık yıkıldı. Bolşevikler haricinde hemen hemen tüm siyasal eğilimlerin katıldığı Prens Lvov liderliğinde geçici bir hükumet kuruldu.

Söz konusu bu geçici hükumet genel oy, genel af ve çeşitli özgürlükler içeren bir dizi reform programı uygulamaya koyduysa da ekonomi temelli olan sorunların yeterince üzerine gitmediği için toprak reformunu da gerçekleştiremedi. Daha da önemlisi geçici hükumet, Alman sınırında yeni cepheler açtığı gibi savaşın amaçları konusunda da herhangi bir değişim ortaya koyamadı. Kısacası büyük bir devrim gerçekleştirilmiş ancak hükumet, Rus halkının ihtiyaçlarına karşılık verecek bir değişim ortaya koyamamıştır.

Bunun üzerine Lenin önderliğindeki sosyalist-komünist görüşlü Bolşevikler Kasım ayında iktidarı ele geçirmişler ve devrimin ikinci aşamasını gerçekleştirmişlerdir.

Bolşeviklerin iktidara geçmesinin ardından ilk hamlesi, Dışişleri Komiseri Trotsky aracılığıyla 21 Kasım tarihinde müttefik elçilere nota vererek bütün cephelerde mütareke yapılmasını talep etti. Bolşeviklerin en büyük hamlesi ise Sarı Kitap’ı yayınlamak olmuştur. Bolşevikler, Rus halkına ve Rus işçilerine yapılan savaşın bir emperyalizm savaşı olduğunu anlatan ve onları savaşa karşı yöneltmek için Çarlık rejiminin imzaladığı tüm gizli antlaşmaları ifşa eden Sarı Kitap ismindeki belgeleri açıklamış ve bu olaylar savaşın seyrine doğrudan müdahale etmiştir.

Sovyetlerin Almanya’ya mütareke isteğinde bulunması üzerine barış görüşmeleri 22 Aralık 1917 tarihinde Brest-Litowsk’da başlamıştır. Ayrıca söz konusu bu görüşmelere Avusturya, Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu ve Bulgaristan da dahil olmuştur. Oldukça uzun ve tartışmalı geçen görüşmelerin sonucunda Sovyetler Birliği ile bağlaşma devletleri arasındaki savaşı ve Cihan Harbinin bir safhasını sona erdiren anlaşma 3 Mart 1918 tarihinde imzalanmıştır. Buna göre;

  • Sovyetler; Polonya, Litvanya, Estonya ve Kurland’dan vazgeçecek.
  • Dünya barışı sağlanana değin Almanlara Beyaz Rusya’yı işgal etme hakkı tanınacak.
  • Sovyetler, Ukrayna ve Finlandiya’yı boşaltacak.
  • Elviye-i Selase olarak bilinen Kars, Ardahan ve Batum, Osmanlı Devleti’ne geri verilecek.

Romanya ile imzalanan Bükreş Antlaşması ile Baserebya bölgesini bu ülkeye veren Rusya, yaklaşık olarak 3 milyon kilometrekarelik toprağını ve 62 milyonluk nüfusunu kaybetmiş oldu. Toprak kayıpları o kadar fazlaydı ki Petersburg (sonraki isimleri ile Petrograd, Leningrad) sınıra yakın olduğu için başkent Moskova’ya taşınmıştır.

27 Ağustos tarihinde imzalanan bir başka antlaşmaya göre Rusya, bu topraklardan farklı olarak Gürcistan’ın bağımsızlığını da tanımış ve Almanlara 6 milyar altın mark savaş tazminatı ödemeyi kabul etti. Brest-Litowsk Antlaşması, merkezi devletler için büyük bir başarı veya kazanç olarak kabul edilmesine rağmen özellikle 1918 yazından sonra yaşanan gelişmeler Alman, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluklarının yıkılmasına neden olacaktır.

Kaynak: Atatürk ve Türk İnkılap Tarihi (Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyeleri), Siyasal Kitabevi, s.96-97

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir