Şekersiz Çay Furyası

Düşünün ki bir arkadaş ortamında, sohbet-muhabbet derken, siz büyük bir gururla iki elinizin arasında çayı getiriyorsunuz. Tabi tam çayı birinin önüne koydunuz, sonrasında şekeri uzatacakken bir ses bütün ciddiyetiyle; “şeker kullanmıyorum” der ve o arada bütün salon o kişiye yönelir ve bir alkış kopar. Tabi alkışlanan kişinin gözlerinde o yüz ifadelerinde bulunan (😎) siyah gözlüklü adam profili oluşur ve alkışları kabul eder. Bu arada çay kaşığını da tepsiye koymuştur bile. Tabi siz elinizdeki şekerle bir süre bakışırsınız içinizden “hı hı tmm” (😏) sitemini de ettikten sonra servise devam.
İşte tam oradaki gözlüklü şahısın havası kimsede yoktur. Çünkü o çayı şekersiz içer.

Çevresindekilere hep “şekersiz içince tadını daha iyi alıyorsun” gibi tavsiyelerde de bulunmayı unutmaz.
Hele bir de yanlışlıkla ağzına şekerli çay aldıysa, sanki kusacak gibi, yüzünü büzüştürür de büzüştürür. Şekilden şekilde girer. Sonra şunu ekler;

“Yav bunu nasıl şekerli içiyorsunuz?”

Hatta dışarıya çay içmeye gidince, o çayın kenarındaki ıslanmış şekerleri bile garsona verme ihtiyacı duyar. Tabi bu durumun biraz kafa karıştırıcı olduğu doğru. Çünkü o şekerlerlerin kullanılmaması kuvvetle muhtemeldir.
Bu tipleri en çok bağrına basan kişiler ise esnaf çaycılarıdır. İki küp iki küptür diyerek, alır çay tabağından o şekerleri. Artık başka müşterilere… Devir, tasarruf devri değil mi?

Hatta bazen de “canım iç bi-iki kere alışırsın” değip size de bu kervana katmak isteyebilir.

Aslında bu bahsettiğimiz hava, çayı şekersiz içen kişilerin bu durumu marifet saymasından kaynaklanıyor olabilir. Bazılarını tenzih ediyorum.

Artık öyle bi kalıba girmiş ki, çayı şekersiz içen mütevazı insanlar, hava atmaktan korkarak;
“Canım ben almasam” bile diyebilir size. Tabi buda biraz havalı durmuyor değil.

Beni sorarsanız; tabiki şekersiz içenleri yerdikten sonra, şekersiz içmem uygun olmaz. Onların “şerbet” olarak nitelendirdikleri, şekerli çay içiyorum. Tıpkı bir zamanlar şekerli çay içip, şimdi şekersiz içenler gibi…