11 Eylül 2001 Saldırıları

Küreselleşme 21. yüzyılda ortaya çıkan bir kavram değildir. Derinlere inip baktığımızda 1980’lerde ortaya çıktığı görülmektedir ancak 2000’li yıllarda küreselleşme politikalarının yerleşmesi ve hemen hemen tüm ulusların bu düzene dahil olması bu kavramı 21. Yüzyıl’da ortaya çıkmış gibi göstermektedir. Küreselleşme; küresel mal, hizmet ve kültür paylaşımı, ulusal sınırların ortadan kalkması anlamına gelir. Yani dünyanın açık pazar haline gelmesidir. Devletlerin teknolojik, ekolojik, sosyal kültürel olarak gelişmesi ile sınırların ortadan kalkması, dünyanın küçük bir köy haline gelmesidir. Küreselleşme çeşitleri;

1- Ekonomik küreselleşme
2- Siyasi küreselleşme
3- Coğrafi ve ekolojik küreselleşme
4- Teknolojik küreselleşme
5- Sosyo-kültürel küreselleşme

Siyasi küreselleşmeden küreselleşmiş teröre örnek vererek yazımıza devam edelim.

11 eylül 2001 Saldırısı

El Kaide küresel bir terör olarak küresel bir güç olan ABD ye saldırmıştır. El Kaide tarafından ABD’de bir dizi saldırı düzenlenmiştir. Usame Bin Ladin‘in önderliğindeki örgüt açıkça ABD’ye meydan okumuştur. Saldırıda ilk uçak Dünya Ticaret Merkezi kulelerinden birine çarpmıştır, olay her ne kadar Amerika’da gerçekleşmiş olsa da Dünya Ticaret Örgütü aslında dünyadaki küresel ekonomiye şekillendiren uluslararası kuruluşlardan bir tanesidir. Bu nedenle El Kaide aslında sadece Amerika’yı vurmuyor, dünyadaki küresel ekonomiyi de etkileyecek bir saldırı gerçekleştirmiş oluyor. İkinci uçak Dünya Ticaret Merkezinin diğer kulesine çarpmıştır. Üçüncü uçak Pentagon’a çarpmıştır, bu ise küreselleşmenin askeri boyutundan bakıldığında planlı yapılan bu saldırı hem dünya ekonomisine hem de dünyadaki askeri güçleri etkileyecek güçtedir. Dördüncü uçakta Pensilvanya‘da Stoney Creek Kasabası yakınlarına düşmüştür. 11 Eylül 2001 günü sona ermeden 3000 kişi hayatını kaybetmiştir. Görmüş olduğunuz gibi Bin Ladin her ne kadar Amerika’yı vurmuş gibi görünse de aslında küreselleşme sürecini vurmaya çalışmıştır.

11 Eylül, belli niteliklere sahiptir. İlk nitelik ABD’nin ilk kez kendi toprakları üzerinde yabancı bir saldırıya hedef olmasıdır. İkincisi terörü uygulayanları ABD’nin bizzat soğuk savaş döneminde kendisinin yaratmasıdır. Başka bir nitelik 11 Eylül terörünü uygulayanların Müslümanlığın bir mezhebini ideoloji olarak kullanmalarını. Ayrıca Arap-İsrail savaşı, bu terörün saklı nedenlerinden birisidir. Bu tip sebeplerle ABD 11 Eylül sonrası süreçte, iletişim- bilişim devrimi ile oluşan dünyayı denetim altına alarak ve liderliğini yaparak yeniden düzenlemek istemiştir. (Kongar, 2011) Sonrasında ABD terörizme karşı savaş açmış önce Afganistan’ı ardından da Irak’ı işgal etmiştir. Olaylara genel olarak baktığımızda devlet çıkarlarının ön planda olduğunu görürüz. İkiz Kuleler için ABD’nin Irak’ı işgal etmek için hazırlamış olduğu bir saldırı olarak değerlendirenler de bulunmaktadır. Çünkü ABD her ne kadar Irak halkını özgürleştirmek, Saddam Hüseyin‘in teröre verdiği desteği kesmek için işgal ettiğini söylese de asıl sebebinin imha silahları olduğu bilinmektedir.(Emre Kongar)

Devletler kendi çıkarları için büyük bir oyun planlar ve hiç haberleri yokmuş gibi halklarının canı pahasına bunu oynamaya devam ederler. Bunlar o kadar kusursuz planlanmıştır ki olaylar gerçekleştiği anda kimse neyin ne olduğunu anlayamaz. Aslında küreselleşmeye her ne kadar dünya ülkelerinin küçük bir köy haline gelmesi dense de dünya ülkelerinin küresel terör üzerinden devletlerin çıkarları ile birbirine bağlanmasıdır.
Tabi ki bu yaşanan olaylarda ABD’nin lider güç olma çabası büyük bir etken. Hatta buna günümüzden bir örnek verecek olursak:

ABD+Fransa=Suriye
ABD-Fransa =Sarı Yelekliler

İleri Okuma İçin Aşağıdaki Bağlantılara Tıklayınız

11 Eylül Sonrası ABD Politikası

11 Eylül Saldırıları Sonrası Türk Dış Politikası

El Kaide 

Şer Ekseni

Haydut Devletler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir