Sıfır Risk Eğilimi

Bu yazıyı yazarken bir risk aldım. İnternetten ve kitaplardan her yazımdan önce ayrıntılı bir araştırma yapmaya çalışırım fakat bu sefer öyle olmadı risk hakkında konuşabilecek şeylerim olduğunu düşündüm ve kendime bir özgüven duyarak bu yazıya başladım ki detaylı bir şekilde haftalarca araştırma yapsaydım dahi risk hiç bir zaman sıfıra inmeyecek ve bu yazının her zaman beğenilmeme ve eleştiri görme ihtimali olacaktı.

Araştırmaya arama motoruna risk almak yazarak her zamanki gibi basitten başladım ve bulduğum tek cümle bana tüm yazıyı yazmam için gereken ilhamı verdi ‘doğarken risk aldık’. İnsanlar daima hiç risk almayacakları gibi bir hayale kapılıp sürekli birşeyleri risksiz bir şekilde yapabilmeyi düşünüyorlar aslında hayale kapılmıyorlar hayale kapılmak istiyorlar. Ne varki bu derecede hayal edilen risksiz bir yaşama ulaşabilmek için evden hiç çıkmamak tamamen hayattan kendini soyutlamak gibi sonuçlara kadar varabildiği biliniyor. Dikkatinizi çektimi bilmiyorum bazı konularda risk kelimesini kullanmaktan bile kaçınıyoruz. Sigara içmek kansere sebep olur. Aslında baktığımızda sigara içmek kansere sebep olsaydı sigara içen herkesin kanser hastası olması gerekirdi. Sigara içmek kanserin oluşumunda önemli bir risk faktörüdür sözü daha doğru olacaktır. Algısal olarak sürekli bu tür kalıpların kullanma sebebi ise sıfır risk eğiliminin getirdiği bir sonuç olduğunu düşünüyorum nasıl mı? Eğer sigara içmez, spor yaparsak kansere yakalanmayız yani risk sıfır olmuş olur. İnanmak istediğimiz şey tam olarak bu.

Bazı önemli konularda riski bir şekilde büyük oranlarda azaltma şansı varken kısmende olsa riski sıfıra indirgeme isteğine sıfır risk eğilimi denir. Üzülerek söylüyorumki risksiz para kazanmak, risksiz bir şekilde bir proje oluşturmak veya maceraya atılmak mümkün değildir. Bunun için sıfır riskle para kazanın gibi başlıklar içeren sayfalardan hep kaçmışımdır. Risk çok az düzeylere düşmüş olsa bile tamamen bitirmek çoğu alanda imkansızdır. Mutfakta sürahiden bardağınıza buz gibi bir su doldurdunuz sizce bu suyu içememe riskiniz varmıdır? ihtimal %0,000001 olsa dahi cevap evet olacaktır çünkü o an deprem olabilir, acil bir telefon gelebilir veya bir ani sağlık problemi yaşabilirsiniz. Elinizdeki su dolu bardaktan kana kana su içecekken bile bir risk varken nasıl olurda risksiz bir yaşamdan bahsedilebilir ki.

Sosyolog Janothon Baron, Rajew Gowda ve Howard Kunreuther bir deney yapmak istemişler. Deneye katılan kişilere kurdukları senaryoyu anlatırlar.İki şehir var ve bunların çöpü yeraltı suyunu kirletmekte. İki şehirden birinde bir milyon diğerinde iki milyon insan yaşamaktadır. Daha büyük olan şehrin çöplüğü her sene sekiz kanser vakasına neden olurken ufak şehirde her sene dört kanser vakası yaşanmaktadır. Bu şehirlerin kirlilik sorununa ayıracakları bütçe de oldukça sınırlıdır. Üç seçenek mevcut;

  1. Şehirlerin her ikisinin de çöplüğünün kısmen temizlenmesi. Bu seçenek büyük şehirdeki kanser vakalarını sekizden dörde, küçük şehirdekileri de dörtten ikiye düşürecektir.
  2. Küçük şehrin çöplüğünün tamamen, büyük şehrin çöplüğünün de kısmen temizlenmesi. Bu seçenek, küçük şehirdeki kanser vakalarını dörtten sıfıra indirirken, büyük şehirdeki vakalarıda sekizden yediye düşürecektir.
  3. Büyük şehrin çöplüğünün kapsamlı olarak, küçük şehrin çöplüğünün ise kısmen temizlenmesi. Bu seçenek, büyük şehirdeki kanser vakalarını sekizden üçe, küçük şehirdeki kanser vakalarını da dörtten üçe indirecektir.

2. Seçenek, her yıl kansere yakalanacak hasta sayısını beş adet düşürmesine ve buna karşılık 1. ve 3. seçenekler altışar adet düşürmesine rağmen, aralarında yargıçlar ve politikacılarda olan katılımcıların yüzde 42’si 2. seçeneği tercih etmişlerdir.

Sıfır risk sadece bir yanılsamadır.

Teknolojik Deli

Montaigne'e çıraklık yapıyordum, kovuldum. Biraz okuduktan sonra neden kovulduğumu anlayacaksınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: