Takdir Edilme Duygusu

Bazı şeylerin peşinde koşmak, bazı şeylerin olması için çalışmak ya da bazı şeylerin gerçekleşmesini beklemek hayatta çoğu zaman birileri tarafından görülmesi ya da takdir edilmesi için yapılmış eylemlerdir. Takdir edilme duygusu, neredeyse tüm bu alanlarda karşımıza çıkma ihtimali var olan bir olgudur. Çoğu insan yaptığı işlerini başkalarına göre, başkalarının rızasını kazanmak üzere yapar.

Kendi kendinize altı yabancı dili öğrendiğinizi varsayalım. Bu altı dili de anadiliniz kadar maharetli kullanıyorsunuz ve oldukça iyisiniz. Altı dili ana dili gibi konuşan bir insanın takdir edilmesi için altı dili de ana dili gibi konuştuğunu bilen insanlar olmadı lazım. Yoksa altı yabancı dili bilmenizin ne önemi var?

Bunu birilerinin görmesi, duyması lazım. Her şeyde bu böyle. İnsan yaptığım işler; yeteneklerim, çalışmalarım, görüşlerim ve dahi uğraşlarım takdir edilsin beğeni toplasın ister. Bu tartışmasız en önemli ihtiyaçların başında gelir. Bu ihtiyaca hepten yok demek gereksizdir. Bir kere bunu kabul etmek gerekir.

Doğrudan alkışlanmak, alkış toplamak ve dahi beğenilmek üzere yapılan eylemlerin işin “şov” kısmında olduğunu, reklam amaçlı olduğunu kabul ettikten sonra doğrudan olmayan eylemlere bakmak gerekir. Çalışan patronu tarafından; öğrenci öğretmeni tarafından; milletvekili başbakan tarafından takdir edilmek ister. Çünkü yaptığı işlerinin somut bir karşılığı olması gerekir.

Mesela takdir edilecek bir iş yapanlar, televizyona çıkmak isterler. Neden? Çünkü yaptıkları bilinsin, birileri tarafından öğrenilsin isterler. Sadece arkadaş grupları ya da yakın çevresi tarafından değil tüm ülke hatta tüm dünya tarafından bilinsin isterler.

Takdir edilme duygusu Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisinde, tepedeki en üst noktada yer alan ufak bir alandır. Biyolojik ihtiyaçlarını, güvenlik ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra insan başkaları tarafından takdir edilmek ister. Buna Türkçe “kendini aşkınlamak” adı verilir. Bu en yüksek ihtiyaç, en büyük zevktir. Ulaşılamaz değil ulaşıması zor bir yerdir. Para, mülk ve türlü ihtiyaçlardan sonra insaların ulaşmak istedikleri yegane yerdir burası.

Konuyla alakalı diğer yazılarımız: