Tedbir ve Tevekkül Nedir?

Tedbir, bir şeyin gerçekleşmesine vesile olacak sebepleri evvelce düşünüp hazırlanmak ve istenilmeyen bir hale düşmemek için bazı hususlarda ihtiyatlı olmaktır. Tevekkül ise maksada ulaşmak için, maddi ve manevi sebeplerin hepsini yerine getirdikten sonra, işin neticesi için Hz. Allah’a teslim olmak, bağlanmak ve sığınmak manalarına gelmektedir. Tedbir ve tevekkül dinimizde bir müslümanın özelliklerinde bulunması gereken hususlardır.

Bir müslümanın ilk önce tedbirini alıp, daha sonra takdiri Allah’a bırakması lazımdır. Deveni bağla da tevekkül et hikayesinde olduğu gibi müslümanın ilk önce şartları yerine getirmesi daha sonra Allah’a sığınması gerekir. Bu hususta Kuranı Kerim’de geçen öğütler ve bilgiler bizlere yol göstermektedir. Örneğin Ali İmran suresinde “Bir işe azmettiğinde artık Allah’a tevekkül et! Çünkü Allah tevekkül edenleri sever.” Ayeti vardır. Öte yandan Mümin Süresinde “Müminin başka hiçbir kimsede bulunmayan ilginç halleri vardır. Onun her şeyi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete, rızk, makam, mevki) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayr (sevap, ibadet) olur. Eğer bir darlığa (müsibete, sıkıntıya) uğrarsa (feryat figan etmez) sabreder ve bu da onun için bir hayr olur.” ayetleri vardır ki bu ayetler bizlere tedbir ve tevekkül üzerinde düşünmemizi sağlarlar.

“Siz bir şeyi seversiniz, onun için çalışır ve onu elde edersiniz fakat bilmezsiniz ki, onun sonunda onun için şer vardır. Yine bir şeyi sevmezsiniz, hoşunuza gitmez ve istemezsiniz, fakat bilmezsiniz ki, sizin için sonunda hayır vardır.”

Bakara Suresi, 216

Tevekkül edene Allah kafidir. Eğer bir müslüman herhangi bir şeyi istediğinde ve o şey için çaba gösterdiğinde işin sonucu Allah’ın takdirine bırakmalı. İsyan etmek ve ümitsizliğe kapılmak bir müslümana yakışmayan özelliklerdir.