Uluslararası Alanda İnsan Hakları Düzenlemeleri

1930’lu yıllar, Almanya başta olmak üzere Avrupa’da faşizmin yükselişine sahne olmuştur. İkici Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle sonuçlanan bu süreçte, ağır insan hakları ihlallerine tanık olunmuştur. İnsanlığın ağır yara aldığı bu süreç, bird aha benze süreçlerin yaşanmamasını sağlamak üzere etkili araçların yaratılması konusunu, uluslararası kamuoyunun temel gündemine oturtmuştur. Bu arayışların ilk somut sonuçları, BM2nin kuruluşu, bu örgütün kuruluş sözleşmesinde insan haklarına yer verilmesi ve BM’nin Evrensel Beyanname’yi ilan etmesi olmuştur. İnsan haklarını güvence altına alma çabaları bundan sonra daha da hızlamış gerek BM zemininde, gerekse diğre uluslararası örgütler bünyesinde insan haklarını konu alan önemli belgeler ortaya çıkmıştır.

Dünya üzerindeki devletlerin çoğunluğunun taraf olduğu uluslararası insan hakları normları, büyük bir oranda BM çerçevesinde gelişmiş ve gelişmeye de devam etmektedir.Belli bir döneme kadar BM insan Hakları Komisyonu, 2006 yılından sonra da BM İnsan Hakları Konseyi, BM’nin insan haklarından sorumlu organı olarak insan hakları normlarının oluşturulması, denetimi gibi konularda görev üstlenmiştir.

Kuruluş statüsünde amacını, üyelerinin ortak mirasları olan ideal ve ilkeleri korumak ve hayata geçirmek ve onların siyasal, ekonomik ve toplumsal ilerlemelerini  sağlamak üzere üyeleri arasında daha büyük bir birliği yaratmak, olarak tarif eden ve 1949 yılında kurulan AK de insan hakları alanında önemli örgütlerden bir diğeridir. AK’yi insan hakalrında önemli kılan ise, 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere önemli ve etkili insan hakları belgeleri çıkarmış olması ve AİHS çerçevesinde kurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde üye devletlerde gerçekleşen insan hakları ihlallerini bireysel ve devlet başvuruları çerçevesinde incelemesidir.

AGİT ise, ilk kez 1973-1975 yılları arasında Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansı adıyla gerçekleşen toplantılar dizisiyle oluşmuş ve güvenlik sorunlarını ve devletler arasında güven artırıcı çabaları odağına almış bir yapılanmadır. Bu ilk toplantılar dizisi 1975 yılında Helsinki Nihai Senedi’nin imzalanmasıyla sonuçlanmıştır. Bu belgede insan haklarının korunması ve geliştirilmesine vurgu yapılmış, böylece, katılımcı devletler bakımından, insan haklarının devletlerarası diyaloğun meşru konusu ve meşru bir uğraş haline geldiği savunulmuştur. AGİT’in 1990 yılında gerçekleştirdiği Kopenhag ve 1992 yılında yapılan Helsinki zirvelerinde de azınlık haklarıda dahil olmak üzere insan haklarına geniş bir yer verildiği görülmektedir.

Bu üç temel yapılanmanın ortaya koyduğu düzenlemelerinin yanı sıra farklı kıtalarda Amerika İnsan Hakları Sözleşmesi, Afrika İnsan ve Halkların Hakları Şartı, İslam İşbirliği Örgütü tarafından kabul edilen İslam İnsan Hakları Kahire Bildirisi, Arap Ligi tarafından Kabul edilen İnsan Hakları Arap Şartı gibi insan hakları düzenlemeleri de bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: