Unutulmuş Bir Komutan: Rukneddin Baybars

Rukneddin Baybars, köle bir sultan. Köle olarak geldiği Mısır coğrafyasında sultan olmayı başarmış, kendisini köle olarak satan, o zamana kadar yenilmemiş Moğolları ilk defa yenilgiye uğratmış ve sonrasında defalarca yenilgiye uğratacak olan  büyük bir komutan.

 
Kırım’da Berke Han’ın damadı iken bir Moğol saldırısı sonucu tutsak edilir ve Anadolu’ya köle olarak gelir burada (Sivas’ta) satılır. Sonrasında defalarca köle olarak satılan Baybars Anadolu’dan Filistin-Suriye coğrafyasına götürülür ve burada köle pazarlarında satılmaya başlanır.

 
Yeşil gözlü ve uzun boylu olan Baybars’ın gözünde beyaz bir leke vardır ve bu lekeden dolayı Baybars köle pazarında çok ucuza satılmıştır. Hatta Eyyubi sultanının hanımı o zamanlarda Baybars’ı esir pazarında gördüğünde ‘kem gözlü Türk’ diyerek onu köle olarak almamıştır.

 
Sonrasında yolu Kahire’ye düşen Baybars burada asker olarak orduda görev alır ve göz dolduran başarılarından dolayı hızla terfi olan Baybars Eyyubi ordusunda artık büyük bir komutandır. Hedeflerine ulaşmak için tam bir Makyavelist politikalar izleyen Baybars bu yolda amacına ulaşmak için her yolu mübah görmüştür.
Henüz sultan olmadan önce büyük işler yapmış bir komutan olan Baybars 7 Şubat 1250 tarihinde, Mısır’ın Mansure kentinde Fransa kralı 9 IX. Louis’in öncü kuvvetlerinin tamamını imha etmiştir. Bu başarısından sonra ordudaki etkinliğini ve Mısır halkındaki yerini daha da sağlamlaştırmıştır.

 

1258 yılında Hülagu Han Bağdat’ı yerle bir ettiğinde Memlüklü sultanı muhtemelen Seyfeddin Kutuz’du ve bu tarihten sonra işler Baybars’ın tam da tahmin ettiği gibi gelişecekti ve de öyle oldu. Hülagu Han Memlükleri de himayesi altına almak isteyecek ve Mısır’a yönelecekti. Ama Hülagu Han Moğol gelenekleri gereği ülkesinde bir akrabağısı öldüğünden dolayı anayurduna dönmek zorundaydı.

 
Hülagu Han’ın ordusundaki Ketboğa Han da büyük bir komutandı. Hülagu Han’ın pek de rızası olmadan Memlüklerin üzerine yürüdü.Celile bölgesinin Ayn Calud mevkisinde iki ordu karşı karşıya geldi. Yine bu savaşta Baybars hünerlerinin tamamını göstermiş ve savaşın kazanılmasında büyük bir katkı sağlamıştır. Moğol ordularının komutanı olan Ketboğa Han’ı esir etmiş ve Moğolları tarihinde ilk yenilgilerini tattırmıştır.Tabi ki bu savaşta Seyfeddin Kutuz’un başarılarını da göz ardı etmemek lazım.

 
Bu savaşın benim için en önemli sonucu Moğolların beyken tahtından edip köle pazarlarında sattığı bir Kıpçak Türkü tarafından yenilmesi ve o tarihten sonra Moğollar adeta felakete uğramışçasına tarih sahnesinden çekilmeye başlamışlardır.

 
Savaştan önce Moğollar Baybars’a sürekli köle olduğunu hatırlatıp, küçük düşürmeye çalıştırmışlardır. Baybars da tabiri caizse tüm bu yapılanların hıncını Ayn Calud savaşında Moğol ordularını darmadağın ederek çıkarmıştır. Hatırlatmakta fayda vardır, Ayn Calud Savaşı’na kadar Moğol orduları hiç yenilmemiş ve tüm devletler (Avrupa,Asya,Orta Asya devletleri başta olmak üzere) Moğollarla karşı karşıya gelmekten sürekli kaçınmışlardır.

 
Rukneddin Baybars ve Seyfeddin Kutuz’un arası bu savaştan sonra açılır ve Baybars kendisine engel olarak gördüğü Kutuz’u öldürür, kendisini sultan ilan eder.

 
Akıllarda şöyle bir soru oluşabilir.Baybars nasıl sultan olabilir, hanedan ailesinden olmadığı muhakkak ? Şöyle ki Memlükler ‘Kut’ anlayışının olmadığı tarihteki ilk ve tek Türk devletidir.

 
Sultan olduktan sonra halifeliğin merkezini Mısır’a taşımıştır ama Memlükler halifelik bayrağını hiç bir zaman taşımamış bir devlettir. Halifenin görevini sadece fetva vermek olarak kısıtlamış, din ve devlet işlerini birbirinden ayırmıştır.

 

Suriye’de Haçlıların elinde olan kaleleri ele geçirir ve bugün Antakya sınırları içerisinde olan Haçlı prensliğine son verir. Belalısı olduğu Moğollarla 1277’de bu sefer Anadolu’da (Elbistan’da) karşılaşmış ve yine Moğolları hezimete uğratmıştır. Adını tam olarak hatırlayamadığım bir tarihçi onun için ‘her zehrin panzehri vardır; Moğolların panzehri de Baybarstır’ der.

 
Haçlı Seferleri denilince akıllara sürekli Eyyubiler gelir Ortadoğu coğrafyasında. Selahaddin Eyyubi’nin askeri bir deha olmadığını kimse iddaa edemez ama Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü tükenmiş bir Haçlı Krallığından almak dışında büyük çapta bir başarısı yoktur. Hatta III. Haçlı seferinde yenişememe durumu bile olmuştur.

 

Oysa Baybars VII ve IX. Haçlı seferlerinde Haçlıları hezimete uğratmasının yanı sıra İslamiyet için Haçlılar kadar tehlikeli olan Moğolları Ayn Calut’ta durdurmuş, ardından Anadolu Beyliklerinin daveti üzerine Anadolu’ya gelmiş ve Elbistan’da Moğolları yine yenmiş ardından Haçlıların elinde bulunan Antakya’yı geri almış. Suriye’de ki kaleleri yeniden fethederek Suriye’de iki asır boyunca devam eden Haçlı egemenliğini bitirmiş büyük bir komutandır.

İslama çok büyük katkılar yapmış olan Baybars özellikle Moğol tehlikesinin daha fazla yayılmasını önlemiş ve islamiyet için bir tehdit unsuru olmasını izin vermemiştir. Haçlılarla amansız mücadelelere girmiş ve bunların hepsini islam adına karşılık beklemeden yapmıştır. Köle olarak geldiği coğrafyada sultan olmuş, kendisini beyken köle olarak pazarlarda satan Moğolları iki kez yenmiş, siyasi açıdan da oldukça zeki olan bir Kıpçak Türküdür Sultan Rukneddin  Baybars yani bizden birisi.
Bize tarihimiz sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin askerleri ve yahut siyaset adamları gösteriliyor ya da Osmanlı padişahları veya bilginleri. Ama tarihimiz sadece üç-beş devletten ibaret değil. Baybarsları bilmek gerek,Sulu Çor Kağanları bilmek gerek, Çağrı ve Tuğrul Beyleri bilmek gerek.
Rukneddin Baybars tarihimizin karanlıkta kalmış başarılı hatta bir Alparslan kadar, Melikşah kadar, sonraları ülkesini fethedecek Yavuz Selim kadar büyük bir komutandır. İnşallah hepimiz Baybars’ta kendimize dair birşeyler bulabiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir