Uzatılarak Varılan Evlerde Yalnızlık Vardır

Yol uzatılarak varılan evlerde yalnızlık vardır. İşten, okuldan ya da bulunmanızın mecbur ya da gönüllü olduğu yerlerden varsa evinize dönmek, kimi zamanlar yapılması istenmeyen bir eylemdir. İnsan neden evine dönmek istemez? Ev, başın sokulabileceği, en azından kafanızı dinleyebileceğiniz bir yerdir. Ve bazen evlerin de insanı iyileştiren taraflarının pas tuttuğuna iyi olmayan bir şekilde şahitlik ederiz. Evinizin artık size huzur vermediği anlarda, eve dönüşler kasvetli bir havanın getireceği kara bulutların bir habercisidir.

Oysa radyo programcıları, eve dönüş adı altında program yapmazlar mıydı? En azından mutlu bir tablo oluşmaz mıydı yüzlerde? Eve dönüş, biraz içinde heyecan barındırmaz mı?

Eve dahi dönmek istemezsiniz, arabayı ara sokaklara sürmek istersiniz, hiç bilmediğiniz ama normalde hiç merak etmeyeceğiniz caddeleri gezmek, başka kolların tesellilerini ya da gerekli-gereksiz tüm sözlerini dinlemek istersiniz. Bir başkası olsa, şu yaptıklarınıza anlam veremeyecekti belki de.

En azından biraz daha dışarıda dursanız evdeki hırsızlar çıkıp gidecekti. Sizi iki eliyle boğan caniler, sizin gelmeyeceğinizi anlayacak ve çıkacaklardı usanıp.

Anahtarla kapınızı açtığınız vakit, Nemrut suratlı duvarların size sanki “neden geldin” der gibi bakışlarına maruz kalıyor, sonra biraz ilerleyince sanki evin içindeki hiçbir eşya ile aranızda bir bağ yokmuş gibi hissediyorsunuz. Yatıp kalkacak ve o evden hemen, apar topar uzaklaşacaksınız. Sanki siz değil de bir başkası yaşıyormuş evinizde ve siz bir başkasını evinde misafir kalmışsınız gibi.

Ve bu sebeplerden evin yolunu biraz daha uzatmak istersiniz. Uzatmak, olabildiğince uzatmak. İnsan sadece öğrenciyken evin yolunu uzatmak istemez. İnsan evli, çocuklu iken de yaşlıyken de evin yolunu uzatmak ister. Evde bir şeyleri vardır. Varlığından rahatsız olduğu birileri, bir şeyler. Ve bunu insan, işte bu diyerek atamaz ulu orta. Sebebi tıpta olmayan bir hastalık gibi çaresiz. Ama geçerse de kendiliğinden.