Standartlar

Standart bir yaşam sürdüğümüzü kimse inkar edemez. Zengininden, öğrencisine, zengin öğrencisinden fakir işsize kadar her kesim az veya çok standartlığın çıkılmaz girdabında dolaşıyor. Monotonluk denilen bir olgu. Hep başa saran bir kaset. Yeni şeyler söylemek lazım bazen ama bazen insanın ne yeni şeyler söyleyeceği tutuyor ne de yeni şeyler yapası ve yahut da yazası. İnsan aslında standart bir yaşamın kendisi için daha hayırlısı olacağına inanıyor. Standartlar her zaman insana daha sıcak ve daha cazip bir teklif gibi algılatıyor kendini.

Çünkü standart kararlar, standart yaklaşımlar ve sonucunda oluşan standart bir ömür daha güvenli ve daha korunaklı bir alandır. Kim ne derse desin insan daha az sorumluluk alınca kendini daha güvende hisseden bir varlıktır. İnsana sorumluluğu yüklerseniz, tercih anlarında vicdanıyla baş başa kalacak ve bu yükümlülüğün altından kalkamayacak olan insanlar hayattaki sınavlarını kaybedeceklerdir.

Allah standarttan ayırmasın repliğini duymayan yoktur. Popüler kültürün bir sıçraması daha burada tezahür ediyor. Standartlar insanı biraz daha popülerliğe yöneltirler. Popüler bilime, popüler edebiyata ya da popüler kültüre. Çünkü popüler olan için ekstra olan bir şey yoktur; çabuk tüketilir, çabuk bulunur ve her yerde bulunur. Tam anlamıyla standartı seven insanlar için meydana getirilen bir olgudur. Standart insanlar kitlesi popülerliği doğurmuştur.

Standartlar hayatımızın her evresinde. Çay içmek örneğin. Mesela saat 2’de iş yerinde çay içme molası olmaz. Çay içme saatinin bir normu, standardı vardır. Nedir o standart? 5 Çayı. Mesela iyi ya da kötü olmanın da standartları vardır. Neye göre iyisin ya da nelere göre kötüsün bunun bilinmesi gerekir ilk önce. Bir sürü tamamlaman gereken kriter vardır. Aynı gün içerisinde birçok olayla karşılaşmışsındır ama seni en çok etkileyen ya da seni bir ruh halinin kalıplarına zorlayan olgu, standardın olmuştur.

Standartların dışına çıktığımız vakit kırmızı bir uyarı levhasıyla karşılaşırız. Raydan çıkma derler bize birileri. Raydan kasıtları standartlardır. Neysen o kal ya da kendini aşma demektir o. Çünkü her yeni devrin başları bir standart aşmayla gerçekleşmiştir. Veya bir savaş. Tarihi değiştiren olaylar sözünü ettiğim gibi standardın sınırlarını aşmış insanlar tarafından meydana gelmiştir.

Allah standarttan ayırmasın. Ama en güzeli standardını en geniş hudutlarda tutmaktır. Standardı dar olan bir insan olmak zor zira.