Ampir Üslubu Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Ampir üslubu nedir? Mimaride ve özellikle tarihi kaynaklarda meraklıların karşısına sıkça çıkan Ampir ne demek? Ampir Üslubunun özellikleri ve formları nedir? Osmanlı Devleti’nde “ampir usülü” ile yapılan eserler nelerdir? 

Daha önceki yazılarımızda çeşitli mimari eserlerden, mimarlardan ve mimari üsluplardan söz etmiştik. Bu yazımızda ise kısaca Ampir üslubundan, ne olduğundan, özelliklerinden, Osmanlı Devleti’ndeki yansımalarından söz edeceğiz. 

Ampir Nedir? 

Napoleone Bonaparte zamanında Avrupa’da yaygınlık gösteren yapı, mobilya ve giyim şekline Ampir ismi verilmektedir. Özellikle 1800 ve 1830 yılları arasında Fransa’da popüler olmuş ve Osmanlı Devleti’ne de gelmiştir. Fakat Ampir, Osmanlı’da Barok ve Rokoko ile birlikte kullanılmıştır. 

Napoleone Bonaparte, Doğu Seferi sırasında antik Mısır ve Yunan eserlerinden oldukça etkilenmiş ve bu eserlerin ülkesinde farklı bir şekilde yorumlanmasını talep etmişti. Fransa’da başlayan bu akım Almanya, Rusya ve diğer Avrupa ülkelerinde de yerli bir kimlik kazanmıştır. 

Ampir Kelimesinin Kökeni ve Tarihçesi 

Ampir, kelime anlamı olarak “imparatorluk sistemi” manasına gelmektedir. Esin kaynağı, Yunan ve Roma gibi klasik üslûplar olan Ampir usülü, antik Mısır mimarisinden de etkilenmiştir. İlk kez Napoleon Bonaparte zamanında ortaya çıkan bu mimari üslubu daha sonra Osmanlı Devleti de benimsemiştir. 

Ampir Üslubunun Özellikleri 

Antik Yunan ve Antik Mısır mimarisinden farklı olarak Ampir, ayrıntılı işlemeler, şıklık ve zerafet gibi unsurlardan farklı olarak azamet ve ihtişama önem veren bir akımdır. 

Osmanlı’da Ampir Üslubu ile Yapılan Eserler 

Osmanlı Devleti’nde Ampir üslubu ile yapılan eserlere 1800’lerin başında rastlanılsa da Ampir, 1845-1875 yılları arasında yaklaşık 30 yıl etkili olmuştur. 

Bu eserler arasında en çok bilinen ve dikkat çeken eser Tophane’deki Nusretiye Camii’dir. Ampir usülünün ortak özelliği olarak bu yapıda da iç mekan gayet ferah ve aydınlıktır. Nusretiye Camii’nin iç süslemesinde ise mihrap ve minberin yanı sıra kubbe eteğini çevreleyen yazı şeridi de dikkat çeken bir başka ayrıntıdır. 

Yine bu dönemde yapılan Ortaköy Camii de Ampir usülünün bir örneğidir. Daha doğru bir ifadeyle Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyılına damgasını vuran Balyan Ailesinin neredeyse çoğu eserinde Ampir usülünün izlerini görmek mümkün. 

19. yüzyıl başlarında ise bir üslup karmaşası karışmıza çıkar. Bu dönemde Ampir, Barok, Rokoko ve klasik Osmanlı üsluplarının hepsinin bir arada kullanıldığı yapılar bile olduğunu görürüz. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir