Donanma Felaketleri: Çeşme Baskını

18. yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşen Osmanlı’nın uğramış olduğu donanma felaketlerinin ikincisi olan baskın, Çeşme Baskını.
Rus çariçesi II. Katherina’nın Polonya’yı işgal etmesi üzerine Osmanlı Devleti Çarlık Rusyası’na savaş ilan etti. O dönemde Osmanlı tahtında III. Mustafa bulunuyordu.

 

Orduda önemli eksikler bulunuyordu. Savaş Osmanlı aleyhinde Rusya bir yandan da Mora’daki Rumlar’ı isyana teşvik eden kalkışmalarda bulunuyordu. Osmanlı donanması Mora’ya çıkarma yaptı ve isyanı bastırdı. Bunun üzerine Ruslar normal güzergahın aksine Baltık Denizi’nden yola çıktılar. Sırasıyla Atlantik Okyanusu ve Cebelitarık boğazını geçerek Akdeniz’e geldiler.
Rus donanması İngiltere ve Fransa’dan aldığı gemilerle modern ve teknolojik bir donanmadan oluşuyordu. Akdeniz’e üç filodan oluşan bir donanma ile gelmişlerdi. Rusların amacı hem karadan hem de denizden Osmanlı’yı iki taraflı tazyikte bırakmak gayesindeydiler.

 

Kaptan-ı Derya Hüsameddin Paşa Önderliğindeki Osmanlı donanması Rum isyanını bastırdıktan sonra tekrar İstanbul’a doğru yola çıkmıştır fakat yolda bir geminin arızalanması sonucu Sakız Adası açıklarında demirlemek zorunda kalmışlardı.

 

Ruslar tam bu sırada Osmanlı donanması ile karşı karşıya geldiler. Osman donanması harp düzenini aldı. Bu aşama savaşın ilk bölümüydü ve Osmanlı ile Rus donanması bu mücadelede yenişemedi. İşler Osmanlı’nın aleyhine ilerlemeye başlayınca Hüsamettin Oaşa büyük bir taktiksel hata yaparak manevra imkânının neredeyse imkansız olduğu Çeşme limanına doğru çekilmeye başladı. Rus donanması ise Osmanlı donanmasını takipte kaldılar.
Bütün Osmanlı gemileri Çeşme Limanı’na sığındıktan sonra Ruslar burasının Osmanlı için olumsuz sonuçlar doğuracağını anladılar ve limanın çıkışını kapattılar. Karşılıklı top atışları birkaç saat sürdükten sonra Ruslar Osmanlı donanmasının Üzerine iki tane ‘brulat’ yani yem saldılar. Hem kendisini patlatan hem de başka gemileri ateş topuna döndüren bu iki geminin yem olduğunu anlamayan Osmanlı amiralleri karşı atakta bulunması için Osmanlı gemilerine emir verdi.

 

Manevra imkanının olmadığı limana sıkışmış vaziyetteki Osmanlı donanması ardı ardına patlayan ve yana gemilerin başka gemilere de yangını taşıması sonucunda saatler içerisinde tamamen yandı. Baskında 11.000 askerini kaybeden Osmanlı aynı zamanda 50 parçadan oluşan donmasının çoğunu kaybetmiştir. Kaynaklara göre baskından kurtulan beş gemi olmuş ve onlara da Ruslar tarafından el konulmuştur.
Bu yenilgi Osmanlı’nın 1571 yılında kaybettiği İnebahtı Savaşından sonra denizlerde aldığı ilk büyük yenilgi olmuştur.

 

Osmanlı donanmasının eski gücüne olmadığını ve çapı yakalayamayıp, teknolojik olarak çok gerilerde kaldığını, işinde ehil ve ehliyet sahibi komutanlarının azaldığını gösteren en somut örnektir, Çeşme Baskını.

 

Baskından yaklaşık dört sene sonra 1774’te Osmanlı ile Rusya arasında Küçük Kaynarca Antlaşması imzalanmış ve Osmanlı Kırım’ı kaybetmenin yanı sıra Rusları Karadenizde tanımış ve Ruslara Akdeniz’de donanma bulundurma imkanını vermiştir.

 

Çeşme Baskını’nı haber alan III. Mustafa kahrından önce felç olup daha sonra da ölmüştür.
Savaşın anısına II. Katherina Saint Petersburg’ta bir anıt inşa ettirmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir