Feminizm Nasıl Ortaya Çıktı?

Sanayi Devriminden sonra artan iş gücü ihtiyacına bağlı olarak kadınlar da yavaş yavaş sektörün içine dahil olmaya başladı. İlerleyen süreçlerde kadınların çalışmasına ve üretimde söz sahibi olması sebebiyle, kadınlar, çeşitli haklar ve özgürlükler elde ettiler. Sendikalarda kendi haklarını talep edebildiler, seçimlerde oy kullanma hakkında sahip oldular, miras hakkı aldılar. Bunun gibi birçok hak ve özgürlükleri elinde bulundurmaya başlayan kadınlar o zamana kadar hayal bile edilemeyen bazı şeyleri elde ettiler.

İlginizi Çekebilir:  Seçkinci (Elit) Kültür Nedir?

Sanayi Devriminden önce de bazı kavimlerde kadınların rolü, bir erkek kadar, hatta erkekten daha fazla söz sahibi olacak kadar etkindi. Örneğin İskitler’de kadın hükümdar vardı. İslamiyet öncesi Türk devletlerinde de kadının rolü oldukça büyüktü.

Fakat Sanayi Devrimi ile birlikte kadınların sistematik bir şekilde toplumda dengeyi sağlayan ilerlemeleri, o zamana kadar hiçbir önemli gelişme ile sağlanamamıştı. Değişen dünya düzeninde kadınların rolleri artık yadsınamaz bir konuma erişmişti.

İlginizi Çekebilir:  Alt Kültür Nedir?

Kadın şairler, iş kadınları, kadın girişimciler, kadın işçiler gibi farkı meslek kollarından olan kadınlar, kendilerini sistem içinde kabul ettirdiler. Bu kadın hakları için devrim niteliğinde bir gelişmeydi.

İlerleyen süreçler bazı çevreler tarafından eleştirilen şekliyle bir sapma meydana getirdi: Feminizm. Kadın haklarını savunan, dünya düzeninde kadınların daha etkin olmasını öngören, kadın-erkek eşitliğine dayalı bir sosyolojik, ekonomik ve kültürel düşünce sistemi.

Nasıl Başladı?

Feminizmin tarihsel arka planına baktığımızda kökeninin 18. Yüzyıl’da Anglo-Sakson ortamında atıldığını söyleyebiliriz. Mary Wollstonecraft adlı bir İngiliz’in 1792’de yazdığı Vindication of the Rights of Woman ismindeki kitabı, feminizmin kökeninin atıldığı ilk dönem ve ilk eser olarak kabul edilmektedir.

İlginizi Çekebilir:  Kültür Nedir? Evrensel Kültüre Katkıda Bulunmak Neden Önemlidir?

Mary Wollstonecraft, kitapta kadınların da eğitim haklarına sahip olması gerektiği, erkeklerle aynı şekilde yaşama hakkının verilmesi gerektiği gibi toplumsal konuların yanı sıra dini konularda da eşitliğin uygulamasını ifade etmiştir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ko cuce