Kanuni Sultan Süleyman’ın Ölümü

Önceki yazımızda Zigetvar Seferi konusuna değinmiştik. Zigetvar konusunun bu yazımızla ilgili olmasının sebebi Kanuni’nin ölümünün onüçüncü ve son seferi olan Zigetvar Seferi esnasında olmasıdır. Bu sırada Kanuni Sultan Süleyman’ın yaşı bir hayli ilerlemiş, 73 yaşını bulmuştu. Hükümdarlığının da 46. yılına gelmişti. Kanuni, sefer esnasında aniden bir rahatsızlık geçirmedi. Önceden hasta olduğunu bile bile sefere çıkmıştı.

Zigetvar Kalesi

Avusturya Osmanlı Devleti’ne ödemesi gereken vergiyi iki yıl üst üste ödemeyince savaş kaçınılmaz oldu. Aslına bakarsanız bir süre sonra vergi problemi çözülmüş olsa da, toprak konusundaki çekişmeden dolayı savaş başlamış oldu. Tabii bunlar genel sebepler, padişahın da sefere çıkası vardı desem yanlış olmaz. Macaristan’ı güvence altına almak istenilmesinin yanı sıra 10 yıldır sefer yapılmadığından dolayı halkta oluşan o kötü izlenimi silmek için de sefere gidilmiş oldu.

19 Nisan sabahı ihtişamlı bir tören ile padişah ve ileri gelen devlet adamları İstanbul’dan yola çıktılar. Padişah genelde at üstünde seyahat etse de bu sefer farklıydı. Sokollo Mehmet Paşa‘nın talimatıyla bir araba ayarlandı ve padişah arabayla sefere çıktı. Fakat şehir merkezlerinden geçerken halka kudretli görünmek için ara ara geri ata bindiği görülüyordu.

7 Ağustos günü kuşatma başladı. Zigetvar Kalesi’ni almak hiç de kolay olmayacaktı. Dört kaleden oluşan ve etrafı hendeklerle çevrelenmiş olan yerin kuşatması 1 ay zaman aldı. Bu sırada Kanuni’nin hastalığı da iyice ilerlemeye başladı.

Kanuni Sultan Süleyman’ın ömrü fethi görmeye yetmedi ve tam fetihten bir gün önce 6 Eylül gecesi vefat etti. En uzun süre tahtta kalan padişah artık hayata gözlerini yummuştu.

Ölümü Bir Süre Saklandı

Kanuni Sultan Süleyman’ın ölüm haberinin duyulması tam anlamıyla felaket olabilirdi. Bu haber askerler arasında cesaretsizliğe ve karışıklığa sebep olabilir, daha da kötüsü düşmanı gayretlendirebilirdi. Padişah’ın  naaşının taaffün (kötü koku) etmemesi için iç organları boşaltılıyor. Ardından naaşını giydirip tahta oturtturuyorlar ve zafer alayını selamlıyor. Belgrad’ı geçince ise Sultan’ın öldüğü açığa çıkıyor.

Osmanlı tarihinde ikinci olarak bu işlem yapılıyor. Daha önce I. Murad Kosova’da şehit edildiğinde yapılmıştı.

İç organları Zigetvar’a gömülmüş. Mezarı ise İstanbul’a getirilmiştir. Süleymaniye Camii içerisinde türbesi ziyaret eddilebilir.

Teknolojik Deli

Montaigne'e çıraklık yapıyordum, kovuldum. Biraz okuduktan sonra neden kovulduğumu anlayacaksınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir