Kriz Sırasında Medya İlişkileri

Günümüzde şirketler için kriz yönetimi, başlı başına bir sorun haline gelmeye başlamıştır. Artan sosyal medya kullanımıyla birlikte kurumlar için krizi yönetmek oldukça meşakkatli bir iş olmuştur. Kriz anını çabuk atlatamayan şirketlerin uzun vadede veya kısa vadede ekonomik ve saygınlık bağlamında zarara uğradıkları ve hatta tamamen yok olduklarına sıklıkla rastlamaktayız. Bu yazımızda işletmelerin kriz sırasında medya ilişkilerini nasıl yapılandırması gerektiğini, kriz sırasında iç iletişimin ne boyutta olacağı konusuna değineceğiz. İzlenmesi gereken yollar adım adım şöyledir;

İki saat içinde;

Basın açıklaması yapılmalı,

Online medyanın kullanımı ile kriz en kısa yoldan çözülmeye ve sonuca bağlanmaya çalışılmalı.

Yarım gün içinde

Basın toplantısı düzenlenmeli,

TV ve radyo yayını için uygun malzemenin hazırlanması gerekir. İlgili argümanlar ise şunlardır: Bilgilendirici telefon görüşmesi / Video konferans.

Bir gün içinde

Röportaj yapılmalı ve yetkili bir ağızdan birebir krizle alakalı değerlendirilmeler, karanlıkta kalmayacak bir yer kalana dek cevaplanmalıdır.

Birkaç gün içinde

Basınla arka görüşmelerin planlanması gerekir. Krizin artık ilk aşamasındaki sıcaklığı atlatılmış ve basını en azından  yumuşatma eğiliminde olunmalıdır.

Seçilen kamuoyu önderleri (köşe yazarı) ve gazetecilerle görüşme yapılmalı. Bu sayede konu, uzman kişiler tarafından da tartışılmış, karara varılmış intibası ve etkisini oluşturulmuş olur.

 

Kriz Zamanında İç iletişim

Kriz sırasında kitleler kadar önemli olan diğer bir paydaş ise çalışanlardır. Çalışanların kriz sırasında, ne olup bittiğiini, neler yaşandığının bilmesi gerekir. Öncelikle izlenmesi gereken rota şu şekildedir.

  • Önce çalışanlar bilgilendirilmelidir
  • İşveren iyi haberler gibi kötü haberi de vermelidir
  • Haber zamanında verilmelidir
  • Çalışanlar önemli olduğuna inandıkları konularda mutlaka bilgilendirilmelidir
  • Çalışanların güvendiği medyanın kullanılması