Lacivert Şiirler

Meydanlara çıkıp bağırmak isterdim ismini
Etrafımda kim varsa söylemek
Resimler çizmek, müzikler bestelemek isterdim
Ve ben, seni yaşamak isterdim bir ömür
En çok, yanımda olmağın vakitlerde.

Seni öylece sevmek, hüznünle sevmek isterdim
Elim kolum bağlı değil, iki kolum açık sevmek isterdim
Ne uzak kalmak, ne çok yakınında olmak senin
İyi olduğunu görmek, bilmek isterdim

Sevmelere doyum olmaz derler bazen.
En iyisi mi, seni hep aynı şehirde sevmek isterdim.
Ve ben, gerçekten, çoğu zaman;
İsmini duyunca, ağlamak isterdim.
Yalnız olmak, var olmamakmış.
O olmazsa, hiçbir şey olmazmış geç anladım.
Resimler hain, resimler iyi gün dostuymuş.
Dumandan soluklar değil, soluklar duman oluyormuş.
Uyku bir ihtiyaç değil,
Meczupça bir kaçışmış çok geç anladım.

Ancak bir yolu yok muydu söylemelerin?
Madem sevmedin, boşa mıydı hislerin?
Artık anlamı yok oluyordu sözlerimin.

Sade bir andın, yalnız bir bakış
Öylesine bir şeydin işte mahzun bir fotoğraf gibi
Yalansız bir masumdun ya da masum bir yalan
Lacivert lekeler bıraktın bardaklarımda örneğin
Ertesi yarınlara kalmadı mı aşkın?
Yalnızlığıma terk ettim seni dün akşam
Eskisi gibi sık da görmüyorum hem
Mesela, öyle fazla görüşmezsek ne olur ki?
Eninde sonunda unuturdum seni.
Dün nasıl unutmadıysam ellerini.
İsmini, gözlerini hatta sözlerine bile,
Mesela dün gece, nerden çıkmıştı o gece?

Aklın firar ettiği anlar olur kimi zaman
Fakat akıl yerinde, kalp atmazmış o anlar
Fazla bir süre attım kendimi dışarı, sokaklar yaman
Emin gönüller aradım, emin kalpler ve sevgili kollar
Tekrar başa döndüm affet unutmak isterdim.