SEMBOLİK ETKİLEŞİMCİLİK


Sembolik etkileşimin diğer ismi simgesel etkileşimdir. Herbert Blumer tarafından ortaya koyulmuştur. Simgesel etkileşimcilik kuramına göre her şey simgeseldir bununla beraber iletişim de simgeseldir. Kuamın kurucusu olan Blumer’e göre yeni doğan çocuk boş bir levhadır, yönlendirilme ve hayatta kalmak için yetişkinlere muhtaçtır. Yani ebeveynlerin yansıttıklarını alır, davranışlardan algılama biçimine kadar her şeyi onlardan öğrenir. Bu kurama psikologlar da çocuğun yetişmesi için muhtaç olduğu önermesini düşünerek kabul etmişlerdir. Blumer simgesel etkileşimin temel taşı olarak; bir topluluktaki insanların sahip oldukları “ortak simgeler ve anlayışlar”. Simgesel etkileşimcilere göre çocuğun çevresindeki ana htar ögelerin, etraftaki kişileri yönlendiren simge ve anlayışlar olduğunu kabul eder. Örneğin; kültür, norm simgeseldir. . Bu kuran esas itibariyle sosyal-psikolojik bakış açısına sahiptir. Kurama genel olarak baktığımızda:
İçsel düşünce+ Duygu= Etkileşim
MAX WEBER ve GEORGE SİMMEL
Bireyin bir durumu yorumlamasına ve öznel anlamın önemine verdiği ağırlıkla, Weber’in eylem kuramı simgesel etkileşimciliğin doğmasını etkilemiştir. Simmel ise toplumun sayısız ufak sentezlerden oluştuğunu söyler. İnsanlar birbirlerine bakar, kıskanır, birlikte yemek yerler,çıkarlarına rağmen birbirlerini severler ve bunlar insanları birbirine bağlar. Simmel’in anahtar kavramı ikililik ve üçlülüktür. Toplumsal hayatta rakamın önemin vurgularken, ikili ilişkide katılanların her biri diğeri ile karşı karşıyadır ve hiçbieri sorumluluğu topluma ararak ondan kaçamazlar. Üçlü ilişkide ise bir kişi çoğunluğun oyu ile dışlanma tehlikesi altındadır düşüncesine sahiptir. Cooley simgesel etkileşimciliğin önemli temsilcilerindendir. Önemli katkılarından biri aynadaki bendir.
GEORGE HERBERT MEAD: BEN/BENLİK
İlk defa ben kavramını Mead kullanmıştır. Sembolik etkileşimciliğin temel kavramları olan ben ve benlik kavramlarını üretmiştir. Benlik; mead’ın benlik görüşü simgesel etkileşimciliğin esasıdır. Benlik ona göre hareket eden bir organizmadır, sosyal bir aktördür. Benlik toplumsal bir süreçtir, bütün hareketleri benlik ile belirliyoruz. Mead benlik için 2 evre belirlemiştir:
1) Organizmanın başkalarının tavırlarına karşı örgütlenmiş yanıtı, hareket etmek için kendiliğindenliği dürtüsü bendir.
2) Başkalarına örgütlenmiş olup, bireyin de kabullendiği bir dizi tavır alış beni/bana yani bireyin başkalarından öğrenmiş olduğu kendisi ile ilgili bakış açılarıdır.
Mead’a göre insanın benlik olabilmesi için bir topluluğun üyesi olması gerekir.
Mead’a göre simgenin anlamı yalnız harekete göre değil, bireyin bütününe bir işaret olduğu için Mead’ın jest tanımından çıkmıştır.
HERBERT BLUMER: YORUMLAMA ve METODOLOJİ
Sembolik etkileşimciler mikrososyoloji yapar. Çünkü birey bazında anlamlandırma süreçleri vardır. Yorumlama; Blumer’a göre etkileşim yorumlama yoluyla gelişir. Yalnızca basit bir uyarıcı tepkiden öteye bir şeyler içermektedir. Bunun yanında uyarı-yorumlama-tepki’nin de var olduğunu söylemiştir. Yorumlama sürecinde jestler bir anahtar öge görevindedir. Mead jestlere anlamlı simgeler demiştir.
ÜÇ TEMEL ÖNERME
Blumer’in üç temel önermesi insan eylemindeki anlamın önemine, anlamın kaynağına ve yorumlamada anlamın rolüne işaret etmektedir.
1) İnsanlar şeylere, şeylerin onlar için ifade ettiği anlama göre davranırlar. Ve o şeyler kişi için ne anlam ifade ediyorsa ona göre tepki verirler.
2) Şeylerin anlamı insanların diğer insanlarla kurduğu toplumsal etkileşim sonucu ortaya çıkar. Anlam toplumsal bir üründür.
3)Şeylerin anlamları bunlarla karşılaşan kişi tarfından yapılan yorum sürecinden geçmekte ve değiştirilmektedir.
EVRİNG GOFFMAN: DRAMATURJİ ve ETKİLEŞİM DÜZENİ
Blumer gibi Goffman’da en çok Mead’dan etkilenmiştir. Goffman insanları etkin ve zeki varlıklar olarak ele alır. Goffman insanın bağlayıcı ilişkileri üzerinde durmuştur.
Dramaturji oyun kurma ve sahnede sunma sanatıdır. Sahnedeki davranışların gerçek hayata da yansıdığını belirtmiştir. İki dramaturji kavramı var; ön ve arka.
Goffman etkileşim düzeninde, iki ya da daha fazla bireyin birbirlerinin huzurunda yüz yüze etkileşim alanları ile nasıl iç içe olduğumuzu ayrıntılı olarak göstermiştir.

İlginizi Çekebilir:  Geleceğe Dair Korkuların Sebepleri Nelerdir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

e sigara