Tomris Hatun Kimdir?

Tomris Hatun, tarihin bilinen ilk kadın hükümdarı. Alp Er Tunga’nın torunlarından olan Tomris Hatun, gerek Türk siyasi ve kültürel tarihinde gerekse dünya tarihinde, kişiliği ve hünerleri ile ön plana çıkan bir kadındır. Pres Kralı Kiros ile savaşları ile şöhret kazanmıştır.

Tomris Hatun ve Kiros

Aynı çağda yaşayan ve şu anda İran topraklarında hüküm süren Ahameniş İmparatorluğu (Sasaniler ve Perslerin ait olduğu hanedan; Akamenit Hanedanı olarak da geçer) ile çetin bir mücadeleye girişmiştir.

Tomris Hatun dostluk yanlısı ama savunmaya önem veren bir düzene önem göstermiş, Tomris Hatunun bu düzenini bir zayıflık olarak gören Pers İmparatoru Büyük Kiros, durmaksızın Saka topraklarına seferler düzenlemiştir.

Persler Saka topraklarına (Sakalar önceleri Tanrı Dağları bölgesinde yaşarken daha sonra Karadeniz’in kuzeyine yerleşmiştir) girdiği vakit yakılmış tarlalardan başka herhangi bir şey bulamıyorlardı. Nitekim Sakalar (İskitler) geri çekiliyor ve savaş için uygun bir konum ve zaman bekliyorlar, bu olmadığında ise savaşa başlamıyorlardı.

Kiros, Tomris Hatuna Evlilik Teklifinde Bulunuyor

Sakaları (İskitleri) arkasından takip etmekten bıkan Büyük Kiros ise her seferinde İran’a geri dönmek zorunda kalıyordu. Bir süre sonra kendisine bağlı olması ve evlilik teklifini kabul ettiği takdirde Tomris Hatun ve İskitler (Sakalar) ile uğraşmayacağı üzerine vaatte bulundu. Tomris Hatun Kiros’un bu teklifinin bir oyun olduğunu anlamış ve evlilik teklifini reddetmişti.

Tomris Hatun’un evlilik teklifini reddetmesine hiddetlenen Büyük Kiros kendisine bağlı birliklerle büyük bir ordu toplayarak tekrar Saka topraklarına ayak bastı. Aynı zamanda Kiros’un ordusunda savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek bulunuydu.

Tomris Hatun artık geri çekilmenin kendisi ve Devleti için bir yarar sağlamayacağını anlamış ve uygun bir mevzi seçip Büyük Kiros’un ordusunu beklemeye başladı. İki ordu bir düzlükte, aralarında birkaç kilometre kalacak bir biçimde konumlandı.

Kiros’tan Hain Tuzak

Savaş alanında güneş battığı için iki ordu savaşa tutuşmazlar fakat gece Büyük Kiros bir tuzak düşünmüş ve kendi ordusu ile Tomris Hatun’un ordusu arasında bir çadır kurdurmuştur ve içinde çeşitli yörelerden toplanan güzel kızlar ve envai çeşit yiyecekler ve birbirinden lezzetli şarap bulunan çadıra ansızın saldırı düzenleyen Tomris Hatun’un oğlu ve beraberindeki kuvvetler, çadırdaki birkaç Pers askerini öldürüp eğlenceye dalmışlardır.

Fakat birkaç saat sonra ani bir baskın düzenleyen Pers kuvvetleri çadırı basıp başta Tomris Hatun’un oğlu olmak üzere içerideki Sakaları (İskit askerlerini) öldürürler. Tomris Hatun, çok sevdiği oğlunun ölümüne çok üzülür. Tomris Hatun yemin ederek şöyle söyler:

“Kana susamış Kirus! Sen oğlumu mertlikle değil o içtikçe zıvanadan çıktığın şarapla öldürdün. Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!”

Tomris Hatun’un İntikamı

Ertesi gün düzlükte iki ordunun karşı karşıya geldiği savaşı Sakalar kazanır. Ok atmakta maharetli olan ve savaş arabalarını büyük bir hünerle kullanan Sakalar, Perslerin binlerce savaş köpeğine rağmen Persleri büyük bir bozguna uğratır. Savaşta ölenler arasında Pers kralı Büyük Kiros da vardır.

Tomris Hatun, kendisinden emin bir şekilde olacakları önceden tahmin etmiş, sözünde durmuş ve Büyük Kiros’un kesik başını kan dolu bir tulumun içine atmıştır. Tomris Hatun, Pers Kralı Büyük Kiros’un kesik başını kan dolu bir fıçıya atarak

“Hayatında kan içmeye doymamıştın, şimdi seni, kanla doyuruyorum!” der.

Tomris Hatun’un kısaca hayatından ve kendisini dünyanın en önemli kadın figürlerinden biri yapan özelliklerinden bahsettikten sonra eski Türklerde kadınların devlet yönetimindeki etkilerinden/nüfuzundan söz edelim.

Hatun (Katun)

Eski Türk Devletlerinin idari yapısında hükümdarın ilk ve asil (Türk) hatunları da oldukça söz sahibi olmuştur. Hatunlar tıpkı kağanlar gibi töreye uygun biçimde hatunluk tahtına oturmuştur.

Hatunların Görev ve Yetkileri

  1. Hatunlar, hükümdarın olmadığı, sefere çıktığı veya çeşitli nedenlerden dolayı devletin başında olmadığı zamanlarda, elçi kabul edebilmişlerdir.
  2. Kağanın ölümünden sonra, veliaht olan kişi (Tigin) eğer küçük yaştaysa Hatun, oğlu adına ülkeyi yönetebilmiştir.
  3. Eski Türklerde kurultay adı verilen Meclislerde yer ve görev alabilmişlerdir ve oy kullanabilmişlerdir.
  4. Hatunların kendi saray, buyruk ve askerleri de bulunmuştur.
  5. Aynı zamanda Hatunlar, eşinin yanında savaşa katılabilmişlerdir.

Hatunların görev ve yetkileri göz önünde alındığında eski Türklerde kadın-erkek eşitliğinin ön planda olduğunu çok daha net görebiliyoruz. Ve “yarlığ” adı verilen fermanlarda “Kağan ve Hatun buyurdu ki” gibi ifadeler yer almıştır.

Şimdi tüm bunları, Tomris Hatunu ve eski Türklerde kadının rolünü, düşündüğümüzde gerçekten ileri mi gidiyoruz? Modern, muasır medeniyetler seviyesi bu mu? Kadın gerçekten hak ettiği değeri görüyor mu? Eski Türklerdeki kadınlar ile şimdiki kadınlar arasında ne fark var? Bir nesil her asırda yeniden doğar! Nene Hatunlar, Tomris Hatunlar ve daha nice kahraman Türk kadını… Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun.

Tarihteki bu büyük hükümdarın hikayesini beğendiniz mi? O zaman aşağıdaki yazıya göz atın ve tanrının kırbacıyla tanışın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir