Wilson İlkeleri Nedir? Özellikleri ve Sonuçları Nelerdir?

ABD Başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya savaşının son dönemlerinde Dünya barışını öngören ve  kendi ülke menfaatleri doğrultusunda 14 maddelik bir liste hazırlamıştır. Yine ilk kez ABD başkanı Wilson tarafından 8 Ocak 1918 tarihinde ABD kongresinde açıkça ilan edilmiştir. Bir dünya barışını öngören ilkelere genel açıdan bakıldığında tarafsız görülse de asıl amacının 1. Dünya Savaşının galibi İtilaf Devletlerinin daha da güçlenmesini bir nevi engellemek dolduğu görülmekte. Neden ABD bu ilkeleri yayımlama ihtiyacı hissetti sorusunun cevabını şöyle verebiliriz:  ABD kendinden daha güçlü bir devletin varlığından rahatsız olacaktı. Aynı zamanda ABD, dünyada sömürgeciliği  tamamen bitirmeyi ön görmüş; her ulusun kendi kaderini kendisi belirlemesine (self determinasyon) destek vermiştir.

Dünyada bir savaşın sürmesi bununla bağımlı olan ülkelerin ekonomisini etkilediği gibi ABD’yi de etkilemesi muhtemel olduğundan çıkarların ön plana çıktığını görüyoruz. Nitekim öngörüler doğru çıkacak ve 1929’da Kara Perşembe olarak isimlendirilen, dünyanın en önemli buhranlarından biri başlayacaktı.

Maddelerinden kısa kısa bahsedelim. Bu arada İngilizler bu ilkelere On Dört nokta anlamına gelen ‘Fourteen Point‘ ismini koymuşlardır. Maddeler;

  1. Dünya savaşınından galip ayrılan devletler, mağlup ayrılan devletlerden herhangi bir şekilde toprak almayacak.
  2. Eğer bir topluluk ya da millet bir bölgede çoğunluksa, ait oldukları yerde tamamen bağımsız bir devlet kurabilirler.
  3. Savaşın kazananları, kaybedenlerden savaş tazminatı alamazlardı.
  4. Türklerin çoğunluğunu oluşturduğu Osmanlı topraklarında yeni bir Türk devleti kurulmalı ve bu devlette kesinlikle Türk egemenliği sağlanmalı.
  5. Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yaşayan azınlıklara kendi kendilerini yönetme hakkı verilmelidir.
  6. Doğu Anadolu’da çoğunluğu oluşturan Ermeniler bağımsız bir devlet kurmalılar.
  7. Beynelmilel (milletlerarası) imzalanan anlaşmalarda gizlilik olmayacak, belgeler kamuoyuyla paylaşılacak.
  8. Boğazların yönetimi uluslarası bir komisyonun denetiminde olacak ve tüm dünya gemilerine açık olacaktı.
  9. Devletler arasında çıkan ihtilafları çözmek amacıyla her ülkenin temsilcilerinden oluşan bir kurul kurulacak ve bu kurul ülkelerin ilişkilerini belirleyecekti.
  10. Silahlanma yarışına son verilecek, ülkeler silah ticaretinde kendilerini kısıtlayacaklardı.
  11. Alsas-Loren bölgesi Fransa’ya bırakılacaktı.
  12. Polonya ve Belçika gibi devletler yeniden kurulmalıdır.
  13. Devletler arasında var olan ekonomik eşitsizlikler kaldırılmalı, her konuda eşit ilişkiler yürütülmeli.
  14. Karasuları haricindeki sularda tam serbestlik sağlanmalı.

Bu 14 maddenin Osmanlı Devleti’ni ilgilendiren maddelerinin sayısı hayli fazla. Şimdi Wilson İlkeleri’nin sonuçlarına bakalım. Bu 14 madde neticesinde;

  1. Birinci maddeyle sömürgecilik engellenmek, devletler arasında düşmanlığı uzun tutmamak amaçlanmış. Ve aynı zamanda yenen devletlerin yenilen devletleri sömürgeleştirmesi de imkansızlaşmış gibi oldu. Gibi oldu çünkü İtilaf Devletleri bu maddeyi Manda ve Himaye adını verdikleri bir yöntemle geçersiz kıldılar.
  2. Bu ilkelerde sözü edilen Boğazlar’ı komisyon kurarak yönetme fikri Sevr’de, Lozan’da ve Montrö’da tartışılmış ve uzun müddet dış politikamızın büyük meselelerinden olmuştur. Nihayetinde Montrö’de çözüme kavuşmuş, komisyon ortadan kaldırılmıştır. 
  3. Madde 8’de belirtilen uluslar arası komisyon Milletler Cemiyeti’nin kurulmasıyla gerçekleşmiş ama Milletler Cemiyeti kazanan tarafın safında sergilediği tutum ve davranışları ile büyük tepki çekmiştir. Nihayetinde Milletler Cemiyeti yerini Birleşmiş Milletler’e bırakmıştır. 
  4. Wilson İlkeleri ile gizli anlaşmalar hukuken geçersiz sayılmıştır. 

Peki Wilson İlkeleri’nin ABD için ne önemi vardı? Öncelikle ABD, Monroe Doktrini çerçevesinde yalnızlık politikası güdüyor ve ilk önce kendi işlerini halledip daha sonra uluslar arası ilişkilere atılmak istiyordu. Uzun bir süre bu politikada ısrar eden ABD için bir fırsat gelmişti: Birinci Dünya Savaşı. Woodrow Wilson, bir ilkeler toplamı yayınladı. Sonuçlar;

  • Woodrow Winston bir sonraki seçimleri kaybetti.
  • ABD halkı, savaşın seyrini değiştiren bir devletten hoşnut olmadı. 
  • 1929’da Büyük Buhran başladı. 

 

Wilson İlkelerinin öneminden öneminden söz edecek olursak aslında gizli amaçlarının varlığından da çokça bahsediliyor. Bunları iki maddede açıklayalım.

  • İttifak Devlerinin savaşta yenilmeleri ve bu durumda zayiatını aza indirmek istemeleri üzerine de bu ilkeleri imzalamaktan çekinmemişlerdir. Bunun doğrusunda da 1. Dünya savaşı sona ermiş oldu.
  • Yine bu dönemde birçok imparatorluk çöküş sürecine girmesiyle azınlıklar devlet kurma arayışına girmiş oldu.

Yine bu maddeleri uzatabiliriz. Ama sonuç olarak demeliyiz ki Wilson İlkeleri kısa süreli sükunet sağlasa da sonrasında ülkemizde; Kurtuluş Savaşının patlak vermesine neden olmuştur. Dünya genelinde toplumsal ve devletler arası kalıcı bir barışı sağlayamamış ve  2. Dünya Savaşının başlamasıyla, aslında ilkelerin bütün sorunları çözmediğini kanıtlanmıştır.