Geçmiş Hep Samimi Gelecek

Geçmiş her zaman bize samimi gelmiştir. Geçmişte yaşadıklarımız, gördüklerimiz, yaşanmamışlıklarımız, itiraf edilememişliklerimiz hep samimi, güzel, hatırlandığında en azından yüzümüzde tebessüm ettiren olmuştur geçmiş. Kısaca geçmiş insana hep samimi gelecek olmuştur. Peki neden geçmiş hep samimi gelecek? Neden geçmişte olanlar karşısında hep samimiyet ararız?

İnsan geçmişi hatalarından, kötülüklerinden ve kirliliklerinden arındırarak hatırlar. İnsan geleceğine karşı hep çekimser bir tavır takınmıştır. Gelecek tehlikelerle doludur. Geçmiş, insana hep daha güzel ya da hep vurguladığım gibi samimiyet dolu gelir.

Küçüklük yaşlarımızda gördüğümüz, gençlik yaşımızda aşık olduğumuz kişiler, nesneler veya olaylar karşısında yeri geldiğinde üzülür yeri geldiğinde seviniriz ama kesinlikle onları kötü olarak konumlandırmayız. Onlar kötü olsa bile yaşanıp gitmiş, bir mazi olarak kalmıştır. Geçmişin bu kadar özlemle hatırlanması, muhafazakarlığı doğurur. Muhafazakarlığın doğuşunun temel nedeni geçmişe duyulan derin özlemdir.

Gelecek, tehlikeli ve tekin olmayan bir yoldur. Geleceğe duyulan korku ve endişe ancak geçmişe sarılarak giderilebilir.

Geçmişle bağlantı kurmak saplantılı düşüncelerden sıyrılarak yapılmalı. Saplantılı düşünceler her zaman insanın kötüye gitmesine, sağlıklı kararlar alıp vermesini engelleyen bir olgudur.