Gençlik Bilseydi İhtiyarlık Yapabilseydi Ne Demek?

Gençlik bilseydi ihtiyarlık yapabilseydi nedir, ne demek ve ne anlama geliyor? Daha önceki yazılarımızda gündelik hayatta sıkça kullanılan veya kullanımı eskiyen çeşitli kelimelerden ve deyim, atasözlerinden söz etmiştik. Bu yazımızda ise kısaca ”gençlik bilseydi ihtiyarlık yapabilseydi” sözünden bahsedeceğiz.

Gençlik Bilseydi İhtiyarlık Yapabilseydi Ne Demek?

Kişinin gençken yapabileceklerini yapmayıp ihtiyarlığında bunların farkında olmasıdır. Kişi, gençken istediklerini yapabilme imkanına sahiptir. Gücü, kafasındakileri yapmaya muktedirdir ancak yaşlı hali, kişinin istediklerini yapmasına imkan vermez.

Gençlik imkanların fazla olduğu bir dönemdir. Aksine ihtiyarlık ise imkanların kısıtlı olduğu bir çağdır. İnsan gençken yapabileceklerinin farkında olmaz çoğu zaman ve aklı ihtiyarlıkta gelir. Fakat bu sefer de o heyecan, güç, imkan elinde yoktur.

Gençlik bilseydi ihtiyarlık yapabilseydi sözü temel olarak bir pişmanlık içermektedir. Kişinin genç halinde elinden gelip yapamadıklarına, imkanı olup gerçekleştiremediklerine olan bir sitemdir. Bu anlam göz önünde bulundurulduğunda kişi, genç haline aynı zamanda bir özlem de duymaktadır.

Yapı olarak karmaşık duran bir söz, gençlik ve ihtiyarlığın durumunu zaman kipleri ile karşılaştırmıştır. Bu nedenle sözdeki anlam ilk başta karmaşık ve anlam açısından bozuk gelebilir.

Söz konusu deyim Yakup Kadri Karosmanoğlu’nun Hep O Şarkı isimli kitabının 84. sayfasında şöyle geçer.

Frenkler “Gençlik bilseydi, ihtiyarlık yapabilseydi.” derlermiş. Ne doğru söz. İnsan, yaşla hakikate eriyor amma, onu kullanmak, ona göre yaşamak gücünü kaybettikten sonra…

Hep O Şarkı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu Sayfa 84 – İletişim Yayınları

Bu alıntıdan da anlaşılacağı üzere kişinin gençlik ve ihtiyarlık dönemleri arasında akıl ve imkan arasında tezat göze çarpar. Kişi, aklı ile imkanını aynı dönemine birleştirebildiği ölçüde başarılı olur. Bu nedenle genç kişiler, imkanları da ellerinde olduğu için akıllarını çalıştırmalı ve iş işten geçtikten sonra pişmanlık duymamalıdır.

Bugün aile büyüklerinin sürekli nasihat verdiklerini duyarız. Bu nasihatler, geçmişteki tecrübelerin ışığında verilmiş olan yol göstericilerdir ve bu nasihatleri veren kişiler zamanında aynı hataya düştükleri için bir başkasına telkin verir ve aynı hayata onun da düşmesine mani olmak ister. Fakat bu, kendi toplumumuz özelinde sürekli kendini tekrar eden bir kısır döngüdür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir