Neden Yerli Malına Talep Az?

Yerli malı, bir ülkenin vatandaşlarının ürettiği ürün veya hizmetlerinin tamamını kapsayan milli bir değerdir. Yerli malının teşviki, dışa bağımlılığı ve iç ekonomide canlılığı beraberinde getirdiği gibi tüketiminde milli unsurların öne çıkmasını sağlar. Türkiye’de yerli malına talebin az olduğunu, hatta beynelmilel marka veya hizmetlere nazaran oldukça düşük bir paya sahip olduğunu görmekteyiz. Yerli malına talebin neden az olduğunu, altında yatan sebepleri başlıklar halinde özet geçmek istiyorum.

Güven;

Bir ürünü ifade ederken bazen ait olduğu ülkeyi de tanımlamaya dahil etmek isteriz. Alman arabası, İngiliz işi, Japon devi, İsveç çakısı, Amerikan yapımı gibi. Örneğin bu tanımlamaları yapabileceğimiz icadımız ya da ürünümüz yok. Güvenemiyoruz. Haliyle güvenmediğimiz markayı da almak istemiyoruz. Bir araba ürettiğimizi ve İsveç devi Volvo kadar sağlam olduğunu varsayalım. Yine de o arabayı satın almak istemeyiz. Peki bu istemeyişin sebebi nedir? Geçmiş yaşantı ve şahitlikler. Türkiye tarihinde böyle bir sağlam ürün üretilememiş. Mesela bir zamanlar Türk malı olan Tofaş’ın 1990’larda çıkardığı arabalara bakalım bir de aynı yıl çıkan Mercedes veya BMW marka arabalara bakalım. Ve günümüzde bu üç arabanın konumlarına bakalım. Arada çok derin uçurumlar var; kalite, temsil, konfor, sağlamlık ve daha bir sürü faktör.

Türk ürünü olan bir şey bizi teskin etmiyor. Örneğin ‘kesin bir eksikliği var’ ya da ‘kesin bir hatası çıkacak’ diyoruz. Bu önyargı kimi zaman yerli kimi zaman da yersiz çıkıyor ama şöyle de bir gerçek var: Örneğin bir Türk marka telefon olsun ve bir de dünya markası telefon. İkisinin bir yıl içerisinde çıkardığı sorun ise 2 olsun. Türk yapımı telefonun bir yıl içerisinde çıkardığı soruna tepki ‘Türk malı işte’ olurken dünya markası telefona verilen tepki ise ‘bir yılda iki kez sorun, daha ne olsun’ olurdu. Beklenti ve algı bu yönde ve bu uzun yıllar değişmeyecek gibi.

Geçenlerde Vestel’in %100 Türk malı telefonu, Kenan İmirzalıoğlu temalı bir reklamla satışa çıkarılmıştı. Tutmadı. Çünkü yerli malının bir alt yapısı veya tercih edilme sebepleri henüz oturmamış. Evet, ülkenin olanı, ülkede üretilmiş olanı kullanalım fakat kullanıcıya bir güven ve rahatlık vermeden bu mümkün olmayacaktır.

 

His;

Jonah Berger’ın Bir Ürün veya Fikir Nasıl Popüler Olur? Adlı kitabında şöyle bir ifade yer alır: ‘’İnsanlar kendilerini ‘cool’ hissettiren şeyleri paylaşmayı severler’’ Bu sözde olduğu gibi bir kişiye kendini ‘cool’ hissettiren şeyler kullanılır, paylaşılır. Örneğin insanlar arkadaşlarıyla bir yerde oturduğu vakit masaya iPhone’unu koymak istiyor, Vestel telefonunu koymaktansa. Örneğin şöyle bir hikaye vardı. Bir ofis açın. Bir odasında 2 tane bilgisayar olsun. Biri Mac bilgisayar ama döküntü; arkada sadece elma logosu olsun. Diğer bilgisayar ise tam donanım, ultra performans bir bilgisayar olsun. Sizce gelenler hangi bilgisayarın karşısındaki koltuğa oturmak ister?

Ülkemizdeki üreticilerin veya markaların bunu hedeflemesi gerekir. Her şeyden önce kendini kanıtlamaları da lazımdır; ürünleriyle, hizmetleriyle, satış sonrası servisleriyle takdir edilmesi gerekir.