Uluslararası Sistemin Yapısı

Uluslararası sistemin yapısal niteliklerinden bahsedildiğinde, öncelikle sistemin içindeki aktörlerin uzun tarihi geçmiş içinde belirlenmiş olan kalıplaşmış davranışlarının dikkate alınması gerekir. Zaten devletleri uluslararası sistemin temel taşı kabul eden yaklaşımlarda da sistemin bir yapıdan ve etkileşim halindeki birimlerden oluştuğu kabul edilir. Sistemin yapısı, devletler öncelikli aktör kabul edilerek ortaya çıkan anarşik nitelik kapsamında kavramlaştırılmıştır. Devletin içerideki kurulumu hiyerarşiktir. En üst mercilerden başlayarak en aşağıya kadar inen bir kurulum söz konusudur. Anlaşmazlığa düşen bireyler sorunu en aşağıdaki idari ve yapısal kurumlardan başlayarak en nihayetinde üst mahkemelere kadar götürerek bir çözüme kavuşturur. Devletin her bir organı egemenliğin icrasında çeşitli işlevler üstlenir ve bunun sonucunda bireyler arasındaki sorunlar, teorik düzeyde, herhangi bir çatışmaya meydan vermeden çözüme kavuşturulur.

Oysa uluslararası sistemde devletin iç politikadaki işlevini yerine getirecek merkezi olarak örgütlenmiş bir üst otorite olmadığından sistemin yapısı anarşiktir. Yani devletlerin üzerinde egemen bir otorite mevcut değildir. Bu yapısal nitelik bütün devletlere bir örnek davranışlar dayatır. Bu doğrultuda birer beşeri örgüt olarak devletler öncelikle güvenlik ve güç arayışındadır. Her devlet örgütsel bir birim olarak varlığını devam ettirmeye çalışır. Hayatta kalma amacı devletin uluslararası alanda güvenli bir ortam aramasına neden olur. Hem güvenlik arayışı hem de bunu temin edecek güç peşinde koşmak her devlet için benzer davranış kalıplarıdır. Ancak sorun şudur ki, devletlerin güç ve güvenlik arayışı karşılıklı güvensizliği tahrik eder ve güvenlik ikilemi kendiliğinden ortaya çıkar. Güç ve güvenlik arayışında devletler arasında ortaya çıkabilecek sorunların götürülebileceği bir üst merci bulunmadığından, böylesi durumlarda soruna taraf devletler bahse konu sorunu kendileri çözmek zorundadır. Bu süreç içerisinde diplomasi kullanılabilir., diğer devletlerle ittifak ilişkileri tesis edilebilir veya bu girişimlerin başarısız olması halinde savaş kaçınılmaz olabilir.

İçeride egemenlik, dışarıda anarşi uluslararası uluslararası sistemin yapısal belirliyecileri olarak çalışır. Dünyadaki toplam güç ve güvenlik yapısal belirleyiciler yoluyla devletler arasında paylaştırılmıştır. Zaten paylaşımın herhangi bir andaki görünümü uluslararası sistem denen bütünü oluşturur. Her bir devlet için önemli olan konu bu paylaşımın, sistemin, kendi güvenliklerini riske atmamasıdır. Uluslararası sistem dünyadaki bütün devletleri kapsıyor olsa da, sisteme rengini veren temel girdinin büyük devletler arasındaki etkileşim olduğu konusunda bir uzlaşı vardır. Anarşi yalnızca devletlerin formel-hukuki eşitliğini yansıtırken, büyük güçlerle küçük devletler arasındaki etkileşim kısmen hiyerarşi doğrultusunda icra edilir. Sistem içindeki büyük devletler daha fazla emretme kabiliyetine (güç) veya otoriteye sahiptir.

Şaban Kardaş-Ali Balcı, Uluslararası İlişkilere Giriş, Küre Yayınları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: