Aile Konutu ve Şerhi

Aile Konutunun Tanımı: Aile konutu, eşlerin evlilik birliğinin devamı süresince ortak yaşamsal faaliyetlerini sürdürdüğü, konut olarak kullanmaya elverişli taşınır veya taşınmaz yerdir.

Aile Konutunun Yasal Olarak Düzenleniş Amacı: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 194.maddesinde düzenlenen aile konutunun düzenlenme amacı, Anayasanın 41.maddesinde düzenlenen ailenin korunmasına yöneliktir. Bu düzenleme ile taşınmaza malik olmayan veya kira sözleşmesine taraf olmayan eşin ve aile kurumunun korunması amaçlanmıştır.

Aile Konutunun Özellikleri
  • Konutun fiilen eşler tarafından kullanılması gerekir.
  • Aile konutu tek bir konut olabilir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/473
    K.2014/92 sayılı kararında, “ailenin yaşam faaliyetlerinin birden fazla yerde yoğunlaşması”
    halinde aile konutunun birden fazla olabileceğini kabul etmiştir.
  • Yazlık, yayla evi, dağ evi gibi ikincil nitelikli konutlar aile konutu sayılmaz.
  • Aile konutu niteliğine sahip taşınmaza malik olan eş, malik olmayan eşin rızası
    olmaksızın taşınmazla ilgili tasarruf işlemlerinde (satım, taşınmazın üzerindeki hakları
    sınırlama) bulunamaz. Malik olmayan eşin izni olmadan yapılan tasarruf işlemleri geçersizdir.
Aile Konutu Şerhi

Aile konutu şerhinin verilmesi için, taşınmaza malik olmayan eş, malik eşin rızasına gerek olmaksızın, taşınmazın kayıtlı bulunduğu tapu müdürlüğüne, bir dilekçe ve ekinde “konutun aile konutu olduğunu kanıtlayan, muhtarlıktan ve varsa apartman yönetiminden alınmış belge ile birlikte nüfus kayıt örneği veya evlilik cüzdanı” belgeleri ile başvurarak taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi verilmesini talep edebilir.

Kiralanan Konutlarda Durum

Türk Medeni Kanunun 194.maddesi ve Türk Borçlar Kanunun 349.maddesi ile aile konutunun kiralanan taşınmazlar üzerindeki etkisi de düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 194.maddesinin 4.fıkrasına göre, aile konutu eşlerden birisi tarafından kira sözleşmesi ile sağlanmışsa, kira sözleşmesine taraf olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile birlikte sorumlu olur.

Bunun sonucu olarak, kiracı eş, eşinin açık rızasını almadıkça kira sözleşmesini feshedemez. Aynı şekilde kiraya veren de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 349.maddesinin 3.fıkrası gereğince fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır.

Taşınmazın Aile Konutu Niteliği Kaybetmesi

Taşınmazın aile konutu niteliğini, evliliğin sona ermesi, ölüm ve eşlerin ortak anlaşmalarıyla kaybeder. Taşınmazın aile konutu niteliği tapu kütüğüne şerh edilmişse şerhin etkisi de, aile konutu niteliğinin kalkması ile birlikte sona erer.

 

Stj. Av. Nasuhi UYAR
Kaynak: DURAL/ÖĞÜZ/GÜMÜŞ, Aile Hukuku, İstanbul, 2014

Teknolojik Deli

Montaigne'e çıraklık yapıyordum, kovuldum. Biraz okuduktan sonra neden kovulduğumu anlayacaksınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir