Evrensel Kültüre Katkıda Bulunmak

Evrensel kültüre katkıda bulunmak bir milletin sonsuza dek anılması, hatırlanması demektir. Evrensel kültüre katkıda bulunmak ise bilim ve teknikle mümkün olur. Sadece edebiyatla veya müthiş imparatorluklar ya da devletler kurmak, yıkmak, sonra tekrar kurmakla dünyaya bir kültür miras etmiş olmazsınız.

Kültür içe hitap eder. Yani bir milletin kültürü, bulunduğu belirli coğrafya ya da sınırlardaki insanlar tarafından beğenilir ve devam ettirilir. Örneğin minyatür sanatında çok ileri gitmiş bir devlete sahiptik fakat bizim bu konudaki ilerleyişimizin dünyaya bir katkısı var mıydı? Sadece ülkedeki birkaç elit, sanatsever insanlar tarafından anlaşılabilen bir sanat ve uğraştı. Dışarıdan bakan insanlar buna ‘aman aman, ne büyük bir icat’ demediler. Sadece sanat olduğu için alkışlayıp tebrik ettiler.

Belirli bir tarihten beri Türklerin dünyaya kazandırmış olduğu herhangi bir büyük icat, keşif ya da insanların hayatını kolaylaştırmaya yarayan buluşları yok. Üstelik taklidin her türünü denemiş ve artık taklit sınırlarını zorlamış bir millet olduk. Şimdi biz eskiden böyle değildik demek istiyorum. Evet, hakikaten biz böyle değildik.

Fatih zamanındaki bilim rönesansları ile ülke adeta şaha kalkmış, İran’dan, Asya’dan binlerce ilim sahibi insan, İstanbul’a göç etmişlerdi. Fakat bu rönesans fazla uzun sürmemiş, duraklamayla beraber ülke, Avrupadaki gelişmelere tam zıttı bir yol izleyerek geri gitmiştir. Devlet adamlarının basiretsizliği nedeniyle geri kalmışlığın sebebi askeriyede aranmış ve bu yüzden yenilikler, düzenlemeler ve ıslahatlar hep askeriye alanında yapılmıştı. Osmanlı’nın askeriyeyle uğraştığı zamanlar da Avrupa kendisini kat kat artırmayı başarmış ve tatmin olmayıp hep daha fazlasını istemiştir.

Kültürümüz çok kuvvetli olabilir. Birbirinden güçlü yönlerimiz, örflerimiz, adetlerimiz, normlarımız sarsılmaz olsun fakat ne bilimde ne de teknikte hiçbir buluşa imza atmamış olalım. Yine de tüm bu sayılanlar ile dünyada kendimizden söz ettirmiş olmayız. Söz ettirmek ancak şu şekilde olur: Dünyanın ve insanlığın değerine değer katarsanız, bilim insanlarına önem verirseniz, bilim ve tekniğin yuvası olursanız adınızdan sıklıkla söz ettirir. İlelebet hatırlanırsınız.

Örneğin beyin göçü için en çok tercih edilen ülke olursanız şayet, diplomatik alanlarda da itibarınız olur. Kimse size durduk yere düşmanlık yapmaz, kin beslemez. Müsamaha hakkı elde edersiniz ve limiti hiç bitmeyen bir krediye sahip olursunuz. Etnik kökeniniz ve dininiz bir belirleyici unsur olarak kabul edilmez ve böylece hiç kimsenin ağzına da laf vermezsiniz.

Bu kadar kolay.