Lord Palmerston Kuralı Nedir?

İngiltere’nin dış politikasında önemli bir unsur olan ve İngiltere’nin uluslararası arenada izlediği en temel politikalardan biri olan Lord Palmerston kuralı, yine uluslararası alanda “realizmin” somut bir ifadesidir. Peki Lord Palmerston kuralı nedir?

“Devletlerin ebedi dostları ve düşmanları yoktur. Sadece çıkarları vardır.”

“İngiltere’nin ebedi dostu ve düşmanı yoktur. Değişmez çıkarları vardır.”

Yukarıda yer alan bu iki söz de İngiltere’nin dış politikada nasıl bir yol izlediğinin işaretidir. Bu, uluslararası alanda pek de yabancı bir yaklaşım değil. Zira realizm, tam anlamıyla bu.

Devletler, rasyonel varlıklardır. Duygusal davranamaz ve ömürlerini devam ettirebilmek adına çıkarlarını düşünmek zorundadırlar.

Lord Palmerston, bu sözleri 1853-1856 yılları arasında Osmanlı ile Rusya arasında gerçekleşen Kırım Savaşı için parlementoda söyleşmiştir. Orijinali şöyledir:

We have no eternal alliance and we have no perpetual enemies. Our interests are eternal and perpetual and those interests it is our duty to follow

Klasik realizm anlayışına göre, uluslararası alanda belirleyici ve hüküm verici bir irade olmadığından dolayı, devletler kendi başlarının çaresine bakmak ve rasyonel olmak zorundadırlar. bkz. Klasik Realizm

Realist devlet anlayışı, devletlerin en temel ilkelerinden ve temel var olma amaçlarından biri olan kendini koruma içgüdüsü etrafında şekillenmiş ve devletlerin kendisini tehlikelerden korumak için septik bir bakış açısına sahip olmasına zemin hazırlamıştır. Devletler rasyonel varlıklardır ve her devlet dış politikada ”rasyonel” olmak zorundadır. bkz. Realist Devlet Anlayışı

Esasen Lord Palmerston, uluslararası alanda yeni bir şey söylemedi. Bunu sadece İngiltere üzerinde canlı bir örnek olarak bizlere gösterdi. Oysaki bunu, bugünden yaklaşık 2000 yıl önce Yunan tarihçi ve asker olan Tukidides, Peloponezya Savaşları Tarihi adlı kitabında şu sözleri ile belirtmiştir. Güçlü olan (Atinalılar’ın bir Sparta kolonisi olan Melos’ta halka adayı kendilerine vermelerini istemesi ve Melos halkının bunu reddetmesiyle Atinalıların Melos halkını katletmesi üzerine) dilediğini yapar; zayıf olansa çekmesi gereken acıyı çeker. bkz. Tukidides

Yine aynı şeyleri İngiliz Thomas Hobbes ve İtalyan Niccolo Machiavelli de dile getirmiştir. Devlet adı verilen kurumun her vicdandan ve her kurumdan öte olduğunu dile getiren bu iki düşünürden Machiavelli, ”devletin kendi dini olmalıdır” noktasına kadar ilerlemiştir. bkz. Thomas Hobbes bkz. Machiavelli

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir