Satın Alma Hastalığı

Modern dünyanın getirilerinden biri de hiç şüphesiz daha önce olmamış, görülmemiş hastalıklardır. Mesela satın alma hastalığı. Daha önce olmayan bu hastalık, modernitenin gündelik yaşamın içindeki ağırlığının hissedilmesi ve gündelik hayata nüfuz etmesiyle baş göstermeye başladı. Bir şeylerin satın alınması ihtiyacı doğdu. Ama neden? Herhangi bir nedeni olmayan bu yönelim, tüketim çılgınlığı olarak da kayıtlara geçti. 

Satın alma hastalığı, psikolojik ve daha çok çevresel nedenlerden ötürü ortaya çıkan bir hastalıktır. Geçmişte bazı ekonomistler buna çeşitli isimler koymuştur. Mesela Keynes, buna Snob Etkisi adını vermiştir. Yani züppe etkisi. Kişinin gerçekten ihtiyacı olmasa da bir ürünü sırf bir başkası alıyor/kullanıyor diye almasına Keynes, züppe etkisi (Snob Etkisi) adını vermiştir. 

Ekonomide talep kanununun istisnalarından biri olan Veblen Etkisi’ni ortaya atan ilk kişi de yine Keynes’ti. Keynes, fiyatı artan bir ürüne talebin normal şartlarda az olması gerekirken aksi yönde talebin artış göstermesinin bir “istisna” olduğunu söylemiş ve bunu Snob Etkisi ile açıklamıştı. 

Teorik bilgilere yer verdikten sonra hayatın gerçeklerine dönelim. Hakikaten insanlar ihtiyaçları olmasa da bir şeyleri satın almakta ve bunu kendisinin bir ihtiyacı olduğuna inandırmaktadır. 

Bir gardrobu boşaltırken bunun daha çok farkına varıyoruz ya da evden taşınırken bu durum daha çok göze batıyor. Ne kadar çok eşyamız varmış; gerçekten de çoğunu kullanmadınız ama yine de dolabımda/evimde olsun diye aldınız.

Bunun adı satın alma hastalığı. Tüketim çılgınlığı veya adına ne derseniz deyin bu bir hastalık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir