Unutma Meselesi I

Arzular, başarılar, yaşanmışlıklar, söylenmemişlikler ve dahi mekanlar, sözler, kişiler kısaca her şey unutulur geriye birkaç kırıntı, geçmişten gelen ufak bir esinti kalır sadece. Yapmam der, yaparsın, olmam der olursun, unutmamam dersin ama unutursun biter gider. Unutmak insanın doğası gereği olarak meydana gelen bir olaydır. Baz şeyleri kasıtlı olarak unutmak istemeyiz, beynimize kazınsın isteriz fakat bazı şeyleri de hafızamızdan bir an önce çıkarmayı isteriz. İnsanı diğer canlılardan ayıran ve bana göre de üstün kılan özelliği, unutma konusunda sergilediği muhakeme ve seçici yeteneği önemlidir.

Nedir unutulmaz olanlar ihtiraslı aşklar mı? Tarihsel olaylar mı? Çocukluğunuzu geçirdiğiniz tatlı köy yılları mı? Hayır elbette, unutmak her şeyi, her mekanı, her anı unutmakla tanımlanabilir. Neden bazı şeyleri unuturuz? Sebepleri şu şekilde sıralayabiliriz:

-Unutmak istediğimiz olayları unutmak istediğimizde, sahiden de unutmuş olduğumuzun farkına varırız ama yine tam anlamıyla unutmuş olmayız.

-Hafızamız o kadar da kuvvetli olmayabilir. Yani unutmayacağım dediğimiz bazı şeyleri çok çabuk unuturken, çok değersiz bir bilgiyi aklımızda uzun yıllar tutuyor ve unutmuyoruz.

-Zaman meselesi de var tabi. Örneğin sevgilinizden ayrılınca hissettiğiniz acıyı, on gün sonra ya da on ay sonra hissetmeyecek belki de eski sevgilinizi tamamen bu unutacaksınız.
Sebeplerini üç ana başlıkta sıralamaya çalıştığım unutma meselesi üzerinde uzun uzun çalışılması gereken bir konudur. Unutmak tıpkı akılda bırakmak, ezberlemek kadar mühim bir hadisedir ve arkasında derin psikolojik etkenlerin izlerini taşır.