Kitle İletişimin İlk Örnekleri Nelerdir?

Modern ve sistemli iletişim ağları 17. yüzyılda hayata geçirilir. Ancak tarih öncesi uygarlıklarda da düzenli iletişime ihtiyaç duyulur. Bu gereksinimi gidermek için de çeşitli metodlar geliştirilir. Ne var ki kitle iletişiminin gelişebilmesi için bazı koşullar gereklidir ve bu koşullar da toplumun örgütlenişiyle yakından ilgilidir. Kapalı bir grup veya cemaat içinde yaşamak belki dışarıyla güçlü bir iletişimi gerektirmez ama dış ortamlarla sıkı ilişkiler içinde olan bir toplumsal yapılanma, iletişime olan ihtiyacı artırır. Kitle iletişiminin gelişebilmesi için yazı, iyi kötü belirlenmiş bir yol ağı ve bunun güvenliğinin sağlanması da gereklidir. Bu yazımızda kitle iletişimin ilk örneklerinden bahsedeceğiz. İşte kitle iletişimin ilk örnekleri;

İlk düzenli iletişim sistemini, Ahamenidler ya da Akamenişler ismiyle bilinen Pers/Sasani devletleri kullandı. Roma İmparatorluğu’nun da geniş bir alanı kapsayan ”Curcus Publicus” adı verilen bir iletişim sistemi vardı. Roma İmparatorluğu’nun geniş ve düzenli askeri yolları, aynı zamanda haber iletimi için de hayli elverişlidir. Yollar üzerinde habercilerin ihtiyaçlarını karşılayacakları çeşitli istasyonlar vardı ve buralarda bekleyen atlar da sistemin önemli bir bölümünü oluşturur. Roma İmparatorluğu’nun halkla duyurmak istediği bilgiler şehirlerin duvarlarıuna asılırdı ve bunlara ”Acta Diurna” ya da ”Acta Publica” adı verilirdi.

Bizans İmparatorluğu’nun iletişim sistemi de Roma’nın ”Curcus Publicus” sisteminin bir devamıdır. İmparatorluk son dönemlerinde özel ”ulak” sistemini kullanmıştır. Orta Çağ’a gelindiğinde ise sağlıklı bir iletişim sisteminin olmadığını görürür. Yollar bakımsız kalmış, barbar istilaları ile güvensiz hale gelmiştir. Bağdat‘ın 1258 yılında İlhanlılar tarafından yağmalanması buna örnektir. Ayrıca haberciler için kullanılan istasyonlar da yıkılıp yakılmış ve böylece kitle iletişimi ve doğrudan sağlıklı bir iletişim süreci de baltalanmıştır. Bu dönemde bazı hatlarda krallık postaları ve taşıyıcılarla gönderilen mektuplar, bu dönemin kitle iletişim sistemi içerisine dahil edilebilir.

Avrupa toplumlarında, Orta Çağ’da görülen örgütlü iletişim sistemlerindeki aksaklık ya da kopukluk Doğu toplumlarında görülmez. Çünkü Doğu’da güçlü merkezi devlet geleneğinde bir kesinti olmamıştır. İran’da Sasaniler, Ahamenidlerle aynı sistemi kullanırlar. Suriye’yi ele geçiren Emeviler de Bizans’ın bir benzeri iletişim sistemini kullanırlar. Bu dönemden itibaren de Müslüman ülkelerdeki posta teşkilatlarına ”Berid” adı verilmiştir.

Bu sistem Abbasiler döneminde de varlığını devam ettirmiştir. Bu sistem sayesinde askeri ve idari amaçlı bilgi ve haberler taşındı. Abbasiler, İpek ve Baharat yollarının geçtiği yerlerde bu sistemi oldukça fazla kullandı. O dönemin tüccarları da yapılan bu iyileştirmelerden yararlanmış oldu.

Öte yandan Osmanlı İmparatorluğu’nun da gelişmiş bir iletişim sistemine sahip olduğunu görürüz. Sarayın resmi yazışmalarını yürüten Mektupçu Kalemi‘nde 30’a yakın memur görevli olurdu. Çavuş örgütü, saray ve eyaletler arasında bilgi akışını sağlar ve ulaşım için atları kullanırlardı.

Osmanlı Devleti’nin yol ağı, ülkenin en uç sınırlarına kadar uzanır, ülke içerisindeki kervansaraylar da iletişimin düzenli ve sağlıklı yapılabilmesini kolaylaştırırdı.

Peyk adı verilen haberciler ise koşmaya alışkın ve dayanıklı kişilerden oluşurdu. Peykler daha çok kısa mesafeli ya da kent içinde haberlerin taşınması için kullanılan görevlilerdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir